Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik
Yeni sitemizin tasarımı ve kullanışı nasıl
Anket Anket


Dernek
Dernek Logosu Dernek Logosu

Basın Bülteni Basın Bülteni

Eklenti Kur
Radyo Radyo

Kaydol
E-Bülten E-Bülten

EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
CanlıCanlı Yayın Yayın
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın
İletişimİletişim Formu Formuinfo@samasder.org.tr

Çeşitli Bilgiler Çeşitli Bilgiler

Genel MesajlarGenel Mesajlar
Mesaj Panosu Mesaj Panosu

GAZETELER GAZETELER

Reklamlar Reklamlar

Memurlar Memurlar

İLÇEMİZİ TANIYALIM

SAMSUN´UN İLÇELERİ

19 MAYIS

COĞRAFİ KONUMU:

Ondokuzmayıs ilçesi Samsun´a 33 km. uzaklıkla, Samsun-Sinop Devlet karayolu üzerindedir. Kızılırmak nehrinin meydana getirdiği delta ovasının dogu ucunda yer alan ilçenin denizden yüksekligi 10 m.dir, Ilçe merkezinin kuzeyinde kalan topraklar Kizilirmak´in olusturdugu Ovanin bir bölümünü teşkil eder. Bu alanda Balık Göllerinin bir kismi bulunmaktadir. Ondokuzmayıs doğusunda Samsun, batısında Bafra, kuzeyinde Karadeniz, güneyinde Samsun ve Bafra ilçeleri ile çevrilidir. En yüksek yeri Nebyan ormanlarının bulundugu güneyindeki tepedir.

TARİHİ:
Ondokuzmayıs Ilçesinde Dagköy ve Yörükler beldeleri civarinda yapilan arkeolojik kazilarda M. Ö. ki yillara ait yerlesmeler oldugu saptanmistir. Hasköy´de ortaya çikarilan mezarin MÖ. 47 yillarina aît oldugu sanilmaktadir, Yürükler beldesinde bulunan hamamin ise Cenevizliler ve Romalilar dönemine ait oldugu rivayet edilmektedir. Milattan Önceki yillardan beri yerlesim yeri olarak kullanilmis ilçe topraklari Çelebi Mehmet Döneminde Osmanli hakimiyetine girmistir.
Ilçenin ilk Türk ahalisi Orta Asyadan göç eden Türkmenlerdir. Daha sonra 93 harbi (1877 -1878) sirasinda Kafkasya ve Dagistandan göç edenler yerlesmislerdir. Yine Balkan Savaslari sonunda Avrupa´dan gelen Osmanli Türkleri 1913 yillarinda 1 9 Mayis´a gelerek çevre köylere yerlesmislerdir. Ilçeye Kurtulus Savasi sonrasinda da Selaniklen mübadele yoluyla gelenler, Dogu Karadeniz´den gelenler, Alaçam´dan gelenler olmustur.

SOSYO - EKONOMİK YAPISI:
Ilçede tarim, hayvancilik ve balikçilik gelismis durumdadir. Tarim ürünleri arasinda findik, misir önemli yer tutar. Balikçilik denizden baska balik göllerinde de yapilmaktadir.
Ondokuzmayıs Ilçesinde Cevizcilik ve Aricilik projeleri uygulanmaya konulmus ve ekonomik açidan önemli katkilar saglayan faaliyetler haline gelmistir. Ayrica yapilan el dokumasi kilimler, çoraplar vb. gibi esyalar ilçe ekonomisinde küçükte olsa bir yer tutmaktadir. Balik gölleri civarinda yapilan hasir örücülügü de ekonomik faaliyetler arasinda sayilir.

ULAŞIM :
Ondokuzmayıs ilçesi Samsun-Sinop Devlet karayolu üzerinde yer almaktadir. Bu nedenle ulasim problemi yoktur. Samsun´dan Ondokuzmayıs ilçesine her gün, her saat araç bulmak mümkündür. Ilçenin Samsun´a uzakligi 33 km, dir.

TARİHİ VE KÜLTÜREL DEĞERLER:
Yörükler Tümülüsü: Yörükler belediyesinin yakininda bulunan tümülüs Roma döneminin kültürünü yansitmakladir.
Yörükler Hamami: Yörükler belediyesinde ve Balik gölünün yakininda yer alan hamam 1 9. yy Osmanli eseridir.
Seyh Bek Türbesi: Orta Asya´dan Ilçeye Türkmenlerin göç ettigi dönemde yapilmis bir türbedir.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ
Ilçenin güneyinde yer alan en yüksek tepesindeki Nebyan Ormanlari ve çevresi gezi ve mesire yeri olarak ideal olmasi yaninda, Ilçede yapilan yayla senliklerine de mekan olusturmaktadir.
Ilçenin kuzeyindeki Yörükler mevkiinde ise bölgenin en temiz denizi ve kumu yer almaktadir.
Ondokuzmayıs ilçesinin Kuzeyde Karadeniz kiyisinda kalan topraklari Kizilirmak Deltasi´nin dogu ucudur Bu bölgede Balik Göllerinin bir bölümü yer alir. Bu göller ve çevresindeki sazlik ve bataklik arazi deltanin Sulak alanlarinin bir kismini olusturur. Kizilirmak Deltasi barindirdigi kus varligi ile ülkemize uluslararasi platformda prestij saglayacagi gibi, doga turizmi, Çevre egitimi, bilimsel arttirma vb, gibi konularda çok büyük bir potansiyel olusturmaktadir.

FOLKLORİK DEĞERLER:
Ilçe halki çesitli yerlerden gelen insanlardan olustugu için kültürel ögelerde çesitlilik görülür Rumeli´den Kafkasya´dan; Dogu Anadolu´dan, Dogu Karadeniz´den gelenler kendi türkülerini ve oyunlarini yöreye tasimislar ve onlari kaynastirmislardir.
Yörükler beldesinde dokunan kilimler, çoraplar vb, Türkoguz geleneklerinin motiflerini tasir.

YEMEKLER:
Ilçeye Alaçam´dan gelip yerlesenlerin Keskegi ve Pitil ekmegi meshurdur. Balkanlardan gelenlerin börekleri ile etlipilavi, oda sicakliginda kurutulmus el ve ciger yemekleri, tarhana çorbasi, özel firinda pisirilmis somun ekmekleri ile günlük pişirilen saç ekmegi meşhurdur.

ÇARŞAMBA

COĞRAFİ KONUMU:

Ilçe Samsun-Ordu karayolu üzerinde ve Yesilirmak´in iki yakasinda Çarsamba ovasi üzerinde kurulmustur. Dogusunda Terme, Batisinda Tekkeköy, Kuzeyinde karadeniz kiyilari, Güneyde ise Ayvacik ve Salipazari ilçeleri ile sinirlanmistir. Bafra gibi Çarsamba´da Yesilirmak´in biriktirdigi birikinti ovasidir, Yesilirmak ovayi ikiye bölmektedir, Canik daglarinin uzantisi olan daglar ilçenin güneyinde kalmaktadir Ormanlarla kapli olan bu alanlardan denize kadar uzanan sadece çalti burnundaki ormanlik alandir. Türkiye´nin büyük akasularindan olan 416 km. uzunlugundaki Yesilirmak ilçenin en büyük akarsuyudur Sivas´taki Köse Daglarindan (2801 m) dogar, Canik daglarini asarak Çarsamba ovasina ulasir, Civa burnundan karadeniz´e dökülür. Yesilirmak´in denize yakin kisimlarinda delta gölleri olusmustur. Sahilde yer alan bu göller; Dumanli gölü, Akarak gölü, Akmaz gölü, Kocagöldür. Diger göller ise irmak yataginin degismesi sonucu olusmus göllerdir, bunlar; Sazlikgölü, Çilme gölü, Körirmak gölüdür. Göllerin çevresi sazlik ve bataklikla çevrilidir.

TARİHİ
:
Çarsamba´nin ne zaman kurulmus olduguna dair kesin bilgiler yoktur. Ancak Yesilirmak ovasi merkezinde kurulu olan ilçenin M.Ö. 4000´lerden bu güne bir yerlesme merkezi olduguna dair görüsler vardir.
Çarsamba M.Ö. 4000´lerden itibaren Hitit, Frig ve Pers egemenlikleri altinda yasamistir. M.5, 63´de Roma imparatorluguna baglanmis daha sonra da Bizans topraklarina katilmistir, bu durum l 200 yillarina kadar sürmüstür. Beylikler döneminde Canik Beylerinden Tacettinogullarinin Idaresindeydi. 1428´de Osmanli topraklarina katilan Çarsamba; Yörgüç Pasa, Haci Ali Pasa ve Hazinedarogullan tarafindan idare edilmistir.
Çarsamba ilçesi Yesilirmak´in dogu yakasinda Çay mahallesi, bati yakasinda Saricali mahallesi olmak üzere bu alanin çevresinde gelismeye baslamistir.
Çarsamba´ nin bütün ovada merkez rolünü üstlenmesinde, ilki 1370 yilinda kurulmus olan panayirin etkisi büyüktür. Bu panayir Çarsamba günleri kuruldugundan ilçenin adi da buradan gelmistir.
Osmanli Imparatorlugu zamaninda da idari teskilatta önemli bir ilçe olarak yerini almis, olan Çarsambada Cumhuriyetten sonra 1925´de Belediye teskilati kurulmustur.

SOSYO - EKONOMİK YAPISI:
Çarsamba ilçesi Yesilirmak´in olusturdugu verimli delta ovasi üzerinde kurulmustur. Halkinin büyük bir kesimi tarimla ugrasmaktadir.

Yesilirmak´in suladigi ova tarima son derece elverisli topraklarla kaplidir. Ilçede tarim Türkiye´ye üretim yapacak kadar gelismistir. Yetistirilen ürünler; bagday, arpa, çeltik, fasulye, soya fasulyesi, nohut, seker pancari, ay çiçegi, seftali, findik ve elma basta olmak üzere çok çesitlidir. Samsun misir üretiminde Türkiye´deki üretimin % 39´unu saglarken misirin çogunu Çarsamba ilçesinden elde eder. Ilçede 450 dekarlik alana tütün dikilmekte ve yilda ortalama 42.346 kg. tütün yetistirilmektedir. Ayrica; seker fabrikasinin üretime baslamasiyla seker pancarida yetistirilmeye baslanmistir. Seker fabrikasinin açilmasi özellikle köylerde büyük ve küçük bas hayvanciligin gelismesine yol açmistir.

Ekime ve dikime elverisli alanlarin genis olmasi; çiftçilerin verimli alanlarda sebzecilik yapmalarina olanak saglamistir. Ilçede özellikle; domates, biber, patlican, salatalik, taze fasulye vb. sebzeler yetistirilerek, toptanci sebze halinde ihtiyaç duyulan illere sevk edilmek üzere pazarlanmaktadir.

Çarsamba´da sanayi alaninda da gelismeler kaydedilmektedir. Özellikle yörede üretilen findigi isleyerek; Almanya, AB.D., Suudi Arabistan, Hollanda, Belçika, Isviçre, Birlesik Arap Emirlikleri, Italya gibi ülkelere ihraç eden özel sektöre ait üç findik kirma fabrikasi vardir. Yine deniz ürünlerini isleyerek Fransa´ya ihraç eden özel sektöre ait iki küçük fabrika mevcuttur.

ULAŞIM :
Çarsamba Samsun-Ordu Devlet Karayolu üzerinde olup, Samsun´a uzakligi 37 km.dir. Hiç ulasim sorunu olmayan Çarsamba ilçesine Samsun Il Merkezinden demiryolu baglantisi da 1926 yilindan beri devam etmektedir.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLER:
Ilçede ilk Tunç Çagi yerlesmeleri olan; Tepecik, kilise Tepe, Tünbütepe Höyükleri vardir.
Çarsamba ilçe merkezi doguyaka mezarligi içinde yeralan Gögceli Cami Anadolu ahsap mimarisinin en güzel örneklerinden birini olusturmaktadir. 1206 yillarinda yapildigi tahmin edilen camiye 1335 yilinda revak kismi ilave edilmistir. Cami tamamen ahsap olup, tekkatlidir. Dis kismi çok kalin ve yaklasik 25m. uzunlugundaki kalaslarin birbirine geçirilmesi ile yapilmistir. Caminin en önemli özelliginden biri yapiminda hiç metal çivi kullanilmamis olmasidir. Caminin etrafindaki mezarlik garipler mezarligi olarak bilinmektedir. Cami tescil edilmis tarih eserler kapsamindadir.

Çarsamba´da Osmanlilar döneminden kalma camiler de vardir. Bunlar; Ridvan Bey Camii (1781), Abdullah Pasa Camii (1847), Degirmenbasi Camii (1916), Yeni Keten Camii (19. yy. sonlari), Kanarya Camii dir. Ayrica Yayalar Köyünde de 1619 tarihlerinde yapildigi tahmin edilen yine ahsaptan Seyh Habil Camii yer alir.1931 yilinda yapilmis, Çarsamba Köprüsü de, Cumhuriyet döneminin ilçeye en önemli armagani olarak, hala hizmet vermektedir.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Çarsamba ilçesi genis ovalik alanlari, Yesilirmak ve çevresindeki dogal güzellikleriyle gezip görmeye deger yörelerimizdendir.

Ilçe, Terme ilçesi sinirlarindan baslayip, Tekkeköy ilçesi sinirlarina kadar uzanan sahilinde; Civa burnu istikametinde ilçe merkezine 10-12 km. uzakliktaki, ince kumlu plajlari ve dogal gölleriyle dikkat çeker.

Çevresi sazlik olan Çarsamba gölleri su ürünleri açisidan zenginlikleri ile meshurdur.

FOLKLORİK DEĞERLER:
Lozan Barisi´ndan sonra Samsun´a ve dolayisiyla Çarsamba´ya Selanik, Iskeçe, Kavala, Kafkasya, Dogu Karadeniz, Gürcistan ve diger ülkelerden gelenler yerlesmistir. Bu göçlerle gelen degisik kültürler Çarsamba da zengin bir folklor birikimi olusturmustur.

Yöre oyunlari çok çesitlidir. Kemençe esliginde oynanan Horonlar, davul ve zurna ile oynanan rumeli oyunlari ve Halaylar, baglama ile oynanan Kol havalari, akordion ile oynanan Kafkas Oyunlari bu çesitliligin örnekleridir. Çarsamba da saz yapimi da yaygindir. Yörede Garip, Yaylali semah ve kerem havalari çogunluktadir. Çarsamba Türküleriyle de ünlüdür. Çarsamba dedikleri, Çarsamba´ya Sel Aldi bunlardan en ünlüleridir.

Yemekler :
Keskek, Misir Pastasi, Misir Çorbasi, Karalahana Çorbasi ve Sarmasi, Kaz Tiridi gibi mahalli yemekler yapilmaktadir.

 

 

SALI PAZARI

COĞRAFİ KONUMU:

Samsun´a uzakligi 54 km. olan ilçenin Güneyi Erbaa ve Akkus, Dogusu Terme, Batisi Ayvacik, Kuzeyi ise Çarsamba Ilçeleriyle çevrilidir, Salipazarinin denize kiyisi yoktur.

Ilçenin kuzeyi düzlük, güneyi engebelidir. Yesilçay ile Terme çayi ilçe merkezinde kesismektedir. Bu çaylar üzerinde üç köprü vardir. Salipazari ile Gökçeli köyünü Kurt köprüsü, Yavasbey köyünü Ise Maviren köprüsü birbirine baglar.

TARİHİ:
Terme ve Çarsamba ilçelerinde Alanyaykin, Düzköy ve Bereket köylerinin birlesmesiyle 1973 yilinda Belediye olmustur. 1987-88 yillarinda da ilçe teskilati kurularak Samsun´a baglanmistir. I. Dünya savasindan önce yörede Türk köylerinin yaninda Rum, Ermeni ve Gürcü nüfusunun yasadigi bilinmektedir, l. Dünya savasi sirasinda özellikle Ermeni çeteleriyle Türk halki arasinda çalismalar yasanmistir. Ancak; Türk halkinin mücadelesi sonunda Ermeniler bölgeyi terketmek zorunda kalmistir.

SOSYO-EKONOMİK YAPISI:

Ilçe ekonomisi tanma dayanmaktadir. Halkin büyük çogunlugu tarimla ugrasmaktadir. Tarim ürünü olarak Findik, Çilek, Çeltik yaygin olarak yetistirilir Ilçede hayvancilikta gelismistir. Daglik bölgedeki köylerde sepet kasik ve çeyiz sandigi gibi ürünler yapilmaktadir.

ULAŞIM:
Samsun´dan Salipazarina ulasim Çarsamba ve Terme ilçeleri üzerinden olmaktadir.
Samsun´a uzakligi 54 km. dir.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLER:
Garpu Kalesi : Cevizili-Konakören köyleri arasinda yeralmaktadir. M,Ö.7,yy´a ait oldugu ileri sürülmektedir. Bir rivayete göre Amazonlara aittir. Klasik anlamda bir kaleye benzememektedir Giris kapisi kayadan oyularak, yukari çikma merdivenler ise kayalari yontmak suretiyle yapilmistir Kalede üzeri tasla kapatilmis iki kuyu bulunur.

Degirmen : Gökçeli mahallesinde 500 yillik bir degirmen vardir. Kesme tastan yapilmis olan kemeri hala yikilmamistir. Bugün yine un degirmeni olarak faaliyet göstermektedir.

Cami: Çatak Ahmet Aga köyündeki (Gökçeli Mh.) 105 senelik bir camidir, Ayrica Yesilköyü, Kayadibi, Kizilot köylerinde de 300-400 senelik ahsan camiler vardir.
Türbeler : Samzama kadem ve Topal Haci türbeleri vardir Halk tarafindan çok saygi gösterilip, evliya kabul edilen kisilere aittir.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Alan, Karacaören ve Kestanepinar köyleri çataginda Alabalik üretme tesisleri çevresi, Hasan Tekkesi civari, Yesil köyü yolundaki Adacik, Terme yolundaki Çobandüzü mevkileri piknik ve mesire alani olarak ideal yerlerdir.

Ilçede yemyesil bir bitki Örtüsü hakimdir. Salipazari ilçe merkezindeki 200 yillik çinarlar gölgesin de dinlenmek için ideal bir mekan olusturmaktadir.

FOLKLORİK DEĞERLER:
Karadeniz bölgesinin kendine özgü kültür birikimleri ile Gürcü ve kafkas halkinin kültürel özellikleri kaynasmis durumdadir, ilçede eglenceler genellikle davul zurna esliginde yapilir. Çiftetelli ve halay yaninda bir de Gürcü Horonu denilen oyun oynanir.

YEMEKLER:
Ilçenin kendine özgü yemek çesitleri vardir. Bunlardan bazilari kisaca anlatildiklari gibi yapilmaktadir.

Zagi Yani : Koyun eti, un, pirinç, tere-yagi, ceviz, högmen, çorotu, safran, pul biber, sarimsak karistirilarak yapilir.

Makaktu : Taze fasulye, ceviz, yesilkinzi, sarimsak, koruk, irhan gibi malzemelerle yapilir.

Bileki Ekmegi : Misir unu kaynar su ile yogrulup üzerine defne ve tahnal yapraklari serilir ve öylece pisirilir.

Çerkez Pastasi : Misir unu, süt, yumurta ve tereyagi ile pisirilip, üzerine et kavurmasi konularak yenir.

 

ALAÇAM

COĞRAFİ KONUMU:

Alaçam kuzeyden Karadeniz, batidan Yakakent, güneyden Vezirköprü, dogudan Bafra ilçeleri ile çevrili sirin bir sahil kasabasidir. Yüzölçümü 632 km2, denizden yüksekligi ortalama 15 m. dir Samsun´a uzakligi 78 km. dir. Ilçenin en büyük yükseltileri Katran ve Tingaz daglari olup, bu daglarin etekleri ise yayla durumundadir.

TARİHİ:
IIçe çok eski bir tarihe sahiptir. M.Ö. ki devirlerde Frigyalilar, Kimmiler, Misirlilar, Lidyalilar ve Persler Alaçam´da hüküm sürmüslerdir. M.Ö. 5. asirda Orta Asya´dan gelen Miletliler oraya Zelikus adini vermisler. Miletlilerden sonra Bizansin eline geçen Zelikus daha sonra Danismentlilerce zaptedilerek Tralköy adini almistir. Selçuklular döneminde Tralköy adi Uluköy olarak degistirilmis, 1385´de Ilhanlilar döneminde ise ilçe Alaçam adini almistir. Alaçam adinin; kasabanin ortasinda geçen Uluçay´in kenanndaki Uluçam denilen büyük çam agaçlanndan geldigi ifade edilmektedir. Alaçam Anadolu Beylikleri döneminde Eratna beyliginin devami olan Kadi Burhanettin tarafindan ele geçirilmis, ardindan Candarogullari ve Isfendiyarogullarinin hakimiyetine girmistir. (1390)
Çelebi Mehmet´in Canik bölgesini ele geçirmesiyle Alaçam Osmanli´nin olmus ve bu hakimiyet II. Murat döneminde saglamlasmistir. Osmanli´dan beri bir Türk kasabasi olan Alaçam 1 Eylül 1944 tarihinde ilçe olmustur.

SOSYO - EKONOMiK YAPISI:
Ilçenin ekonomisi genel olarak tarima dayalidir. Bunun yaninda hayvancilik ve Balikçilik da yapilmaktadir. Tarim ürünlerinin basinda tütün gelmektedir. Bunu bugday çeltik ve misir üretimi takip eder. Ayrica her türlü sebze ve meyve yetistirilir. Hayvancilikta ise büyük ve küçük bas hayvan yetistiriciligi yapilmaktadir.

ULAŞIM:
Alaçam Samsun-Sinop devlet karayolu üzerindedir. Bu nedenle ulasim problemi yoktur. Samsun´a uzakligi 78 km. dir. Ancak kötü hava sartlarinda köyleriyle ulasimi zor olmaktadir.

TARIHI ve KÜLTÜREL DEĞERLER:
Ilçede Sivritepe, Elçitepe, Gökçebogaztepe ve Dedetepe höyükleri bulunmaktadir. Sivritepe, Dedetepe, Gökçeogaztepe de Hitit dönemine ait yerlesmeler tespit edilmistir. Gökçebogaztepedeki kazilar 1955 yilinda yapilmistir. Ayrica Sivritepede yapilan kazilarda Milezyenlere (Miletoslular - Miletliler) ait oldugu belirtilen çanaklar, çömlekler bulunmustur. Birde Yakakent ve Alaçam´in güneyinde daglik ve ormanlik alanda tarihi bir kale yeralmaktadir.

Alaçam´daki tarihi eserler arasinda 1515 yilinda Anadolu Beylerbeyi Sadi Bey tarafindan yaptirilan Sadi Bey cami ve 1887 (Rumi 1303) yilinda yapilmis Yeni Cami de sayilabilir. 

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Ilçenin 2 km. kuzeyinde deniz kiyisinda temiz kumsali, çinar, kavak ve taflan agaçlarindan olusan güzel korulugu ile Geyikkosan mesire yeri yeralmaktadir.

FOLKLORİK DEĞERLER:
Alaçam ilçe merkezinde halkin %60´i mubadil oldugundan dügünlerde genellikle rumeli oyunlari (Zigas, Debreli Hasan, Vardar Ovasi, Topal Aga) agirlik kazanmaktadir. Ayrica oynanan kasap (Horon) karsilama oyunlari vardir. Ilçede el sanatlari kilim dokumaciligi, hasir örücülügü, agaç isleri seklinde gerçeklesmektedir.

YEMEKLER:
Tavuk eti ile yapilan herse, özellikle Çerkez köylerinde yapilan Alus yemekleri; çig kiymadan içine baharat katilarak yapilan kapakli pidesi, Palamut baligindan yapilan palamut dolmasi Alaçam´a özgü olup, çok begenilen yemeklerdir. Bahar üzeri yapilan Koyun peyniri oldukca meshurdur.

HAVZA

COĞRAFİ KONUMU:

Samsun´a uzakligi 86 km. olan ilçenin kuzeyinde Bafra Güneyinde Amasya´nin Suluova ve Merzifon, batisinda Vezirköprü, dogusunda Ladik ve Kavak ilçeleri yer alir. Havza´nin kuzeyi Siralidaglari ile çevrilidir. Batisinda Tasan (Tavsan) daglari yer alir. Bu daglarin etekleri yayla konumundadir. En önemli Akarsulari; Tersakan, Derinoz ile Istavruz dir.

TARİHİ :
Havza´ nin dokusunda yeralan Lerdüge lümülüslerinde yapilan arkeolojik arastirmalar ilçenin tarihinin M.Ö, 100 yillarina kadar uzandigini göstermektedir. Havza´da Romalilarin ve Bizanslilarin yasadigida bilinmektedir, Eski tarihçiler ilçedeki sifali sularin o dönemlerde çok meshur oldugunu hatta Romalilarin buraya (Thermee)Phoseemeomitarem adini verdiklerini belirtmislerdir.

Kalaba sifali sulari nedeniyle yillarca büyük krallar ve beyler arasrnda el degistirmistir. Adini 1156´da Amasya hükümdari olan Kavz-Hiin´dan almistir. Kavz adinin 1245 tarihinde Selçuklu hükümdarlarindan Sadi Pasa tarafindan Havza olarak dcöistirildifti ileri sürülmekledir. Beylikler döneminde Havza Canik Beylerinden Tasa nog u 11 ar i tarafindan idare edilmistir. Osmanlilar ülkede birligin saglanmasi için beyliklerin kendi egemenligine girmelerini amaçlamistir. Ru amaçla Amasya valisi II, Murat, Yriguç Pasayi görevlendirerek, T.isanogüllnrmin egemenligindeki Havza yöresini Osmanli egemenligi altina almistir. Böylece Havza 1430 tarihinde Osmanli topraklarina katilmistir.

Osmanlilar döneminde Amasya iline bagli olarak yönetilen Havza 1882 Tarihinde Ilçe haline getiriliyor, 1926 yilinda ise Samsun´a baglaniyor.

SOSYO - EKONOMİK YAPISI:
Havza ekonomisinde tarim hakimdir. Bugday ve seker pancari tarimsal üretimde en ön sirayi alir.

Ilçenin köylerinde hayvancilik yaygin olarak yapilmakladir. Daglarla çevrili ilçede orman alanlari genis yer kaplar.Özellikle Orman köylerinde yasayan halk geçimini büyük ölçüde orman ürünlerinden saglamaktadir.

Havza ekonomisinde turizmde önemli bir yere sahiptir. Ayrica ilçede çok sayida un fabrikasi faaliyet göstermekte, elde edilen unlar çesitli illere gönderilmekledir. Eski ve Yeni Çellek denilen mevki de ise Linyit kömürü çikartilan ocaklar vardir.

ULAŞIM :
Havza, Samsun-Ankara Devlet Karayolu üzerinde kurulmus bir ilçemizdir. Samsun´a uzakligi 86 km. dir, Samsun´dan Havza´ya ulasim problemi yasanmamaktadir. Her gün her saat araç bulmak mümkündür.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLER:

Lerdüge Tümülüsleri: Havza´nin 21. km. dogusunda Lerdüge köyünde bes tümülüs saptanmistir. 1946 yilinda baglatilan çalismalarda çikan buluntular Ankara Arkeoloji Müzesine gönderilmistir.

Ortaya çikartilan yapinin, mimari teknigi ve diger buluntulardan M.Ö. 100-M.S. 200 yillari arasinda kullanildigi anlasilmistir.

Mustafa Pasa Cami: Havza´nin imaret mahallesinde dir.1256 yilinda yapilmistir.
Mustafa Pasa Türbesi: 1429 yilinda yaptirilmistir.

Imaret : Havza ilçe merkezinde imaret mahallesindedir. Amasya emirlerinden Alabeyzade Mustafa Beyin damadi Yörgüç Pasazade Mustafa Bey tarafindan 1429 yilinda yaptirilmistir.

Kurt Köprüsü: Havza ilçesine bagli Kayabasi (Tahna) köyündedir. Kesin yapilis tarihi bilinmeyen köprünün Roma döneminde onarildiyi tahmin edilmektedir.

Gazi Konagi: M, Kemal Atatürk´ün Milli Mücadele yillarina Havza´da ikamet ettigi, o günkü adiyla Mesudiye Oteli´dir. Atatürk 25 Mayistan 12 Haziran tarihine kadar burada kalmistir.

Istasyon Binasi: Iki katli olan yapi kesmetastan insa edilmis olup çatisi Marsilya kiremiti ile örtülüdür.

Büyük Hamam (Vakif Hamami): Imaret mahallesi, Hamam sokaginda bulunan tarihi kaplica; Bizans döneminde yapilmis olan eski yapi yikilarak yerine yeniden insa edilmistir. Adeta Havza´nin sembolü haline gelen bu tarihi hamam vakif kayitlarina göre 1256 yilinda Selçuklu sultani II. Mesud tarafindan yaptirilmistir.

Küçük Hamam (Sifa Kaplicasi): 1429 yilinda Amasya Emiri Mustafa bey tarafindan büyük hamama ilave olarak yaptirilmistir. Bir havuzu olan bu hamam 50 kisi kapasiteli olup devamli erekeklere açiktir.

Maarif Hamami: Imaret mahallesi Hamam sokaginda Büyük hamamin 50 m. batisinda yer almaktadir. II. Abdülhamit´in son dahiliye naziri Maznun Pasazade Mehmet Memduh Pasa tarafindan Sivas Valisi iken "1890-1894" tarihleri arasinda yaptirilmistir. Üstünde bulunan özel banyolar ve otel kismi yenidir.

KAPLICALAR:
Havza´da turizm faaliyetlerinin büyük bir bölümü termal turizme dayanmaktadir, kaplicalar yaklasik 2000 yildan beri kullanilan tarihi saglik tesisleridir. Sifali sulari bulunan ilçeye eski çaglardan beri bazi hastaliklarin tedavisinde yaradigi için çevreden hatta bütün Anadolu´dan çok sayida insan gelmektedir. Diger bir deyisle Havza´da daha çok saglik, dinlenme ve temizlige dayali turizm söz konusudur. Havza´nin içerisinde Samsun-Ankara yoluna yaklasik 1 km. uzaklikta bir tepenin eteginde bes kaplica bulunmaktadir. Bu kaplicalarin üçü eski tarihlerde yapilmis; Aslanagzi - Kizgözü; Sifa ve maarif hamamlari; diger iki tanesi ise MTA´nin arastirmalari sonucu 1986 yilinda bulunan ve çikarilan sicak suyun degerlendirilmesi amaciyla sonradan yapilmis modern Türk Hamami, Lokman hekim Hamamidir.

Havza kaplicalarinin sifali sulari; çesitli romatizma, kirikçikik, sekelleri ve mevzi agrilari, sinir, mide, bagirsak, metabolizma, kansizlik gib hastalikara iyilestirici etki yapmaktadir. Havza kaplicalari Turizm Bakanligi tarafindan Termal Turizm Merkezi olarak ilan edilmistir. 56°C sicakliga ve günde 10.080 kisi banyo kapasitesine sahiptir. (56°C kaynak çikis sicakligidir) Milli Mücadele yillarinda Atatürk Havza´ya geldiginde, sifali kaplicalardan faydalanma firsati da bulmustur.

Imaret mahallesi hamam sokaginda Büyük Hamam, Küçük hamam ve Maarif hamami gibi tarihi hamamlarin yaninda 1986 yilindan sonra yapilmis hamamlar sunlardir; Modern Türk Hamami: 1986 yilindan sonra Havza belediyesi tarafindan yapilan hamamlardan birisidir.

Lokman Hekim Hamami: Maarif hamaminin 50 m. ilerisinde insa edilmistir. 100 kisilik umumi bölümünden hariç 10 özel banyosu vardir. Bu hamamlarin disinda Belediye tarafindan yaptirilmis umumi bölümleri olmayip, özel banyolari olan termal oteller, moteller de vardir.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Çevresinde ve ülke çapinda böylesine meshur kaplicalara sahip olan Havza´ya yakin yerlerden günübirlik gelenler oldugu gibi yurdun her kösesinden bir haftalik, 15 günlük, 20 günlük süreler için gelenlerde vardir. Havza´nin etrafi Ormanlarla kaplanmis daglarla çevrilidir. Bu nedenle yakin çevresinde piknik ve mesire alani oldukça fazladir.

FESTİVAL ve ŞENLİKLER:
Milli Mücadele yillarinda Atatürk´ün Havza´ya geldigi gün olan 25 Mayista her yil "Atatürk´ü Anma ve Kutlama Festivali" adi altinda bir senlik düzenlenmektedir. Bu senliklerde Karadeniz Kirkpinari diye adlandirilan yagli pehlivan güresleri yapilmaktadir, bir hafta süreli festivalde çesitli spor müsabakalari, eglenceler, kültürel etkinlikler gerçeklestirilmektedir.

FOLKLORİK DEĞERLER:
Kaplicalar Havza´nin yasaminda öylesine etkili olmusturlar ki; gelenek ve göreneklerinde bile onlarin etkisi hemen farkedilir.

YEMEKLER:
Samsun´un hemen hemen tüm ilçelerinde oldugu gibi keskek ve tirit Havza´ninda en meshur yemegidir. Havza´da hamur isleri de yaygin olarak yapilmaktadir.

TEKKEKÖY

COĞRAFI KONUMU:

Samsun-Trabzon karayonunun 13 km.´sinden güneye dogru l km. içeride yeralan Tekkeköy Samsun iline bagli bir ilçedir.
Tekkeköy deresinin kiyi ovasina açildigi kesimde kurulmustur. Ilçe topraklarinin üçte birini Çarsamba ovasinin devami olusturur.

TARİHİ
:
Tekkeköy ve civarinda yapilan arastirmalar sonucunda paleolitik dönemden itibaren yerlesimin varoldugu ögrenilmistir. Tekkeköy´ün hemen güneyinde yeralan bu yerlesim M.Ö. 600.000- l 0.000 lere tarihlenmektedir.

Ilçedeki arastirmalarda Hitit dönemine ait katmanlara rastlanmistir. Friglere,ait kalintilar da bulunmustur. Yöre M.Ö. 3.yy ortalarinda Pontus devletinin sinirlari içine girmis, daha sonra sirasiyla Roma, Bizans ve Anadolu Selçuklu devletinin eline geçmistir.Selçuklular Anadoluya yerlesmeye basladigi zaman Bizans devletinin egemenligi altinda olan bu yöreyi Türklere ve Islamiyete açmak için, bölgenin öneminide dikkate dikkate alarak büyük Türk velisi Seyh Zeynüddin´i buraya göndermis ve bir Tekke kurmuslardir. Tahminen l 230-1330 yillari sirasinda yasayan Seyh Zenuddin kurdugu tekkede yolculari, düskünleri, fakir fukarayi kazan kurarak doyurmustur. TEKKEKÖY adinin buradan geldigi söylenmektedir, 1399´ da Tekkeköy Osmanli egemenligine girmistir. 1402 Ankara Savasindan sonra Kubatogullarinin eline geçmistir. 1419´da Çelebi Mehmet Tekkeköy´ü tekrar Osmanli topraklarina katmistir. Osmanli döneminde burada Türkler ve Bizans döneminden kalma Rum halki baris içerisinde yasamislardir. Ancak I. Dünya savasi sirasinda Türk ve Rum halki arasindaki baris bozulmustur. Kurtulus Savasi sonrasinda yapilan Lozan Antlasmasi geregi buradaki Rum halki Bati Trakya Türkleriyle yer degistirmistir.


SOSYO-EKONOMİK YAPISI:
Önemli gelir kaynaklari arasinda tarim ve hayvancilik yer alir. Ilçe topraklarinni üçte biri Yesilirmak´in biriktirdigi verimli delta ovasinin devami olup sulu tarima elverislidir. Tütün en büyük gelir kavnagidir. Ilçede 1944 yilinda kurulan Gelemen Devlet üretme Çiftligi´de yeralmaktadir. Karadeniz bölgesinin kaliteli tohumluk ve yem ihtiyacni karsilamak amaciyla 46 bin dönümlük bir araziye kurulmustur. Ilçe sinirlari içerisinde yeralan Karadeniz Bakir isletmeleri, Azot fabrikasi. Kutlukent yöresindeki sanayi ve organize sanayi bölgeleri ilçeye ekonomik alanda hareketlilik getirmistir.
Gelemen mevkiinde yapilmakta olan hava alanida hizmete girmistir.

ULAŞIM :
Ilçeye ulasim genellikle karayolu ile yapilir. Samsun´a uzakligi 14 km,dir. Samsundan Tekkeköye her an araç bulmak mümkündür. Ilçeye demiryolu ile ulasmakta mümkündür.

TARİHİ ve  KÜLTÜREL DEĞERLER:
Tekkeköy ören yeri; Hitit ve tunç çagi dönemlerine ait buluntular ele geçmistir. Bu buluntulardan, çarkta çekilmis deve tüyü, al renkli keramikler çogunluktadir.

Burada bulunan mezarlarin ilk Tunç çagina ait oldugu saptanmistir.

Bu mezarlardan çikan esyalarin Anadolu da bir benzerine daha rastlanmadigi belirtilmektedir.

Tekkeköy Magaralari : Kalkolitik dönemi sergileyen yerlesim yerleridir. Bu magaralar dogal olusmus ufak magaralarin genisletilerek ve oyularak iskan edilmesi sonucu meydana gelmistir.

Seyh Yusuf Zeynûddin Camii ve Türbesi: Seyh Yusuf Zeynüddin, Anadolu Selçuklu Devleti zamaninda yasamis büyük islam velisidir. Gavs-i Azam Seyh Abdülkadir-i Gevlani Hazretlerinin torunudur. Camii kendisi tarafindan 1285 yilinda yapilmistir.
Türbesi ise bu caminin bahçesinde yeralmaktadir.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Ilçede Gelemen mevkiinde yeralan Costal ormanlari, karadenizde ender kalmis kiyi ormanina güzel bir örnektir. Burasi Samsun ilindeki dogal degeri yüksek alanlardan biri olarak belirlenmistir. Costal mevki dogal plaj özelligi tasimaktadir. Kiyidaki Haci Osman Korusu ve içeriye girildikçe yüksekligi 700-800 m. civarinda olan Kapakli Pinartepesi, Kirantepe, Azman tepesi sahile yakin Asaragaç tepesi piknik ve mesire yeri olarak uygun mekanlardir.

FOLKLORİK DEĞERLER:
Yöre insani yerli halk, disardan gelenler ve mübadiller olmak üzere üç gruptan olusmaktadir Mübadil selen halk kendi kültürel özelliklerini korumakla birlikte, digerleriyle de kaynasmistir.

YEMEKLER:
Yöre yemekleri arasinda Kazli Pilav, Etli Yufka, Firin Kebabi yaygin olarak yapilmaktadir. Tekkeköyde hamsili yemeklerde yapilmakladir. Bunlar; hamsil tava, hamsili pilav, hamsili ekmek, kiremitte hamsi gibi yemeklerdir.
 

ASARCIK

COĞRAFİ KONUMU:

Samsun´un 44 km. güneyinde yer alan Asarcik batidan Kavak ilçesi ve dogudan Çarsamba ilçesi ile sinirlidir.

TARİHİ
Küçük bir köy statüsünde olan simdiki ilçe merkezi ve bir kaç köye 1877 - 1878 Osmanli-Rus savasindan sonra Rusya´dan göç eden Çerkezlerin yerlesmesiyle ilçe kurulmaya baslamistir. Zamanla civardan gelen insanlarin yerlesmesiyle de büyümüs ve genislemistir. 1959 yilinda nahiye, 1987 yilinda da ilçe olmustur. Belediyesi ise 1989 yili Mart ayinda yapilan mahalli idareler seçimleri ile kurulmustur.


SOSYO - EKONOMİK YAPISI:
Ilçede tarima elverisli arazinin az ve verimsiz olmasi, sulanabilir arazinin olmamasi tarim ekonomisinin gelismesini engellemistir. Tarimdan elde edilen ürün halkin ancak tüketim ihtiyacini karsilayabilecek düzeydedir. Ilçede yetistirilen ürünler bugday, misir, arpa ve sekerpancaridir.

ULAŞIM :
Samsun´a uzakligi 44 km. dir. Ilçe merkezi ile Samsun arasinda ulasim sorunu olmamasina ragmen, ilçenin genellikle kis aylarinda köyleriyle ulasimi kesilmekte ve bazen iki ay süre ile köy yollari kapali kalmaktadir.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEGERLER:
Tarihi degerler açisindan çevre ilçelere nazaran pek zengin sayilmamakla birlikte ilçede günümüze kadar gelip, önemini yitirmemis eserler vardir. Bunlar Kilavuzlu ve Gökgöl köyündeki camiler ve Ayaklialan köyündeki tarihi kilise kalintisidir.

Gökgöl Camii:
1180 yilinda ahsap olarak yapilmistir. M. 1870 H. 1291 yilinda ilk kez, 1970 yilinda ise son kez tamir görmüstür.

Gezi ve Mesire Yerleri: Asarcik, tarihi eserler bakimindan zengin kaynaklara sahip olmamakla birlikte dogal güzellikleri ile gezip görmeye deger bir ilçemizdir. Ilçedeki orman alanlari ilimizdeki dogal degerleri yüksek alanlar içinde sayilir.

FOLKLORİK DEĞERLERİ:
1877 - 1878 Osmanli-Rus savasi sonrasinda Rusya´dan göç eden çerkezlerin Asarcik´a yerlesmeleri yörede Kafkas-Türk kültürünün bir sentezini olusturmustur. (çerkezler kendilerine özgü çalgilari mizika ve akordionla dügünlerinde, bayram ve özel günlerde Kafkas oyunlari oynamaktadirlar.

YEMEKLER:
Yörede çerkez tavugu ve kaz yufkasi yaygin olarak yapilan yemeklerdir.

KAVAK

COĞRAFİ KONUMU:

Samsun-Ankara, karayolu üzerinde kurulmus. Samsun iline bagli bir Ilçedir. Samsun´a uzakligi 51 km. olan Kavak : Dogusunda Asarcik, Batisinda Havza, Kuzeyinde Samsun ve Bafra, Güneyinde Ladik ilçeleriyle çevrilidir. Denizden yüksekligi 600 m. olan Ilçe engebeli bir arazi yapisina sahiptir. En yüksek dagi Hacilar Dagidir, ilçenin en önemli akarsularindan Murat irmagi bu daglardan dogar. Ilçenin dogal gölü olmasa da sulama amaciyla yapilan göletleri vardir.

TARİHİ :
Kavak Ilçesinin Tarihi oldukça eskidir, Ilçe merkezinin kuzeyinde kalan kaledorugu Höyügünde 1942 yilinda yapilan arastirmalarda M.Ö, 3500 - M.Ö. 2000 yillarina ait eserlere rastlanilmistir. Bu verilere göre Kavak Ilk Tunç Çagindan bu yana yerlesim yeridir Kaledorugu höyügünde Genç Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanli dönemlerine ait eserlere rastlanmasi ise bu yerin hem yerlerim özelligini, hem de burada yerlerim sürekliligini göstermektedir. Hititlerin egemenliginden sonra Kavak, M.O. 1200´lerde Friglerin, M.O. 7. yy. da Milletlilerin egemenligi allina girmistir. M.O. 333 yilinda Pontuslarin elinde olan Kavak´a daha sonra Romalilar hakim olmustur. Daha önce Yahudiligi taniyan halk, I. yy. da Isa´nin havarilerinden Aziz Andre ve Pier´in bölgeye gelmesiyle Hiristiyanlikla tanismistir. Müslümanlar Abbasiler döneminde {750-1258) Malatya-Tokat ürerinden Karadeniz kiyilarina uzandilar ve Islam dinini burada tanimlar. 1071 Malazgirt Savasindan sonra Selçuklular döneminde Rükneddin Süleyman´in Tokat meliki oldugu zaman bölge Selçuklularin eline geçti. Osmanlilar döneminde ise Yildirim Beyazit Han Anadolu´da birligi saglamak için bölgeyi Isfendiyarogullarindan almistir.

1410 Çelebi Mehmet döneminde ilçe tamamen Osmanlilarin eline geçti, Kavak´in bundan sonraki tarihi Osmanli tarihi içinde gelisimini sürdürmüstür.

1 518 tarihli bir Osmanli Tapu deflerinde Kavak´in Samsun Sancagina bagli bir karye (köy) oldugu görülmüstür. 1839 yilinda merkez ilçeye bagli bucak olmustur 1934 yilinda da Bucak teskilati ilce Teskilatina çevrildi.

SOSYO - EKONOMİK YAPISI:
Kavak ilçesinin ekonomisi tarim ve hayvanciliga dayanir Tarim alaninda en çok bugday, misir, yulaf, arpa gibi tahil ürünleri yetistirilir. Ayrica, sekerpancari, tütün, patates ekimi de yapilmaktadir.

Yüksek kesimlerdeki köylerde yasayan halkin geçim kaynagi ise büyük ölçüde orman ürünleridir.Ilçedeki sanayi ise genellikle kireç, tugla ve kiremit üretimi seklinde gelismistir.KÖY-TÜR A.,S Tavuk Üretim Tesisleri de ilçedeki önemli ekonomik kuruluslardandir.

ULAŞIM :
Kavak Orta Karadeniz´i iç Anadolu´ya baglayan Samsun-Ankara Devlet Karayolu üzerindedir Samsun´a uzakligi 51 km. olan ilçeye ulasim kolayca saglanabilmektedir.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLERI:
Kaledorugu Höyügü: 1942 yilinda Müzeler ve Anitlar Yüksek Kurulu tarafindan ön kazi yapilmis, sit alani olarak koruma altina alinmistir. Burasinin Bakir çaginda önemli bir yerlesim yeri olarak, kullanildigi, Hititlerin yayilma ve genisleme dönemlerinde de stratejik konumu nedeniyle Amasya-Samsun yolunu denetleyebilmek için bir nevi garnizon olarak kullanildigi tahmin edilmektedir. Ilk kazi çalismalarinda Geç Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanli dönemi kalintilarina rastlanmistir.

Tas Han (Çakalli Hani): Eski Ankara-Samsun yolu üzerinde Çakalli mevkiinde bulunan hanin Selçuklu yapisi oldugu anlasilmaktadir.

Bekdemir Köyü Cami: Tamamen ahsap malzemeden yapilmis olup, içerisinde kök boyali süslemeler vardir. Çevrecinde daha önceden bir medrese oldugu bilinmektedir.

Çakalli Köprüsü:
Çakalli mevkiinde Çakalli çayi üzerine kurulmus olan köprü iki gözlüdür.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Etrafi Ormanlarla kapli olan Kavak´in her tarafi piknik yeri ve mesire alanidir diyebiliriz.

ŞENLİKLER ve KUTLAMALAR:
Kavak´ta Agustos ayi içerisinde düzenlenen "Yasar Dogu Senlikleri ve Kutlamalari" geleneksel hale gelmistir.

Ata sporumuz olan güreste, Yasar Dogu ülkemizi Dünya Sampiyonluguna kadar yükseltmis bir sporcudur. Türk güres tarihinde kirilmasi güç rekorlarin sahibi dünya ve Olimpiyat Sampiyonu Yasar Dogu 1913 yilinda Kavak ilçesinde dogmustur. Ilçede Yasar Dogu´ ya duyulan sevgi ve muhabbetin bir tezahürü olarak gürese karsi büyük bir ilgi vardir.

FOLKLORİK DEĞERLER:
Kavak ilçesinde "kesik" denilen bir gelenek vardir. Her hane kendisine kesik (sira) geldiginde bütün köylüyü davet ederek onlara sabah, ögle, aksam üç ögün olmak üzere yemeklerini hazirlar ve ikram eder. Bu daha sonra baska bir haneye kesik gelmesi seklinde devam ettirilir.

YEMEKLER:
Kavak yöresinin en meshur yemegi kaz etiyle yapilan selittir. Kazin eritilen yagma batirilmis yufkalarla içinde kaz eti bulunan bulgur pilavi birlikte yenir.

TERME

COĞRAFİ KONUMU:

Terme Karadeniz Bölgesinin Orta Karadeniz bölümünde denizden 3-5 km. içeride kurulmus Samsun iline bagli bir ilçedir, Samsun´a uzakligi 50 km.dir.

Ilçenin Kuzeyinde Karadeniz, Dogusunda Ünye ve ikizce, güneyinde Akkus, Batisinda Salipazari ve Çarsamba ilçeleri yer almaktadir. Kuzeyinde kiyi ovasi uzanmakta, güneyinde Canik daglari. En yüksek noktasi 450 m. dir. Kara Orman dan dogan Terme Çayi ilçeyi tam ortasindan ikiye bölerek Karadenize dökülür. Karadeniz ile Terme ilçesi arasinda denize yakin bölgede bir birlerine dogal kanallarla bagli olan Akgöl ve Simenit (Simenlik) gölleri yer alir. Simenit gölü, Terme Çayi´nin yataginin degismesi sonucu olusmustur. Akgöl de ayni sekilde olusmustur, iki gölün da balik varligi açisindan zengin oluslarinin sebebi deniz basmasidir. Göllerin çevresi sazlik ve batakliktir.

TARİHİ
:
Terme´ nin tarihi M.Ö, 1000 yilina kadar inmektedir. Hatta eski tarihçiler M.Ö.1200 yillarinda simdiki Terme Çayi kiyisinda efsanevi kadin savasçilar Amazonlarin yasamis olduklarin ileri sürmüslerdir.

Terme adinin da, kiyisinda Amazonlarin Themiskyra adli kenti kurduklari Thermodon (bu günkü Terme Çayi) dan Geldigi söyleniyor, ilçenin en eski halkinin Gaskalar oldugu sanilmaktadir Gaskalar Karadeniz kiyisinda yasayan yari göçebe ve saldirgan bir topluluktur. Hititler Samsun´a kadar yayilinca Gaskalarida yönetimleri altina almislardir. Türklerin Anadolu´ya hakim olmaya basladiklari 11. yy ´a kadar Terme´ye Hititler, Frizler, Medler, Persler ve Romalilar hakim olmuslardir. 395 yilindan ilibaren Terme Dogu Roma (Bizans) hakimiyetine girmistir. I.Alaattin Keykubat zamaninda (l219-1236) Terme dahil bütün Karadeniz sahili Anadolu Selçuklularinin yönetimine girmistir. Mogol istilalari nedeniyle dagilan Selçuklu imparatorlugunun topraklarinda Türk Beylikleri kurulmaya baslamistir. Bu dönemde Amasya-Samsun-Tokat-Sivas- Kayseri bölgesinde Eratna Beyligi kurulmustur. l38l de Kadi Burhanettin Eratna beyligini ele geçirince Terme onun bölgesine baglanmistir. Bu arada yörede Canik Beyligide kurulmustur. 1393´de Yildirim Beyazit Amasya ve Karadeniz kiyilarindaki bütün beylikleri Osmanli topraklarina katmistir. Cumhuriyete kadar Terme Canik Mutasarrifliginin idaresinde yönetilmistir. I. Dünya savasi sirasinda Terme Eylül 1916´da Ruslar tarafindan bombalanmistir. Milli Mücadele döneminde ise Rum ve Ermeni çeteleri tarafindan yakilip yikilmak istenmistir. Fakat, Terme halki bunlarla mücadelesini basarili sekilde yapmistir.

SOSYO- EKONOMİK YAPISI:
Terme ekonomisinin hemen hemen tamami tarima dayalidir Bu verimli ovada ünlü Terme pirinci ve findik yetistirilmektedir. Ilçede kültür kavakçiligi´da oldukça yaygindir. Örnegin, dünyanin ikinci büyük kavak ormani Terme´de dir.

Bunlarin yaninda, sahil kasabasi olmasi nedeniyle balikçilik ve diger deniz ürünleri avciligi da geçim kaynaklari arasinda sayilabilir.

Ilçede besicilik ve aricilik gibi ekonomik faaliyetler de önemli yer tutmaktadir. Terme´nin en önemli sanayi kuruluslari, ilçede yetistirilen çeltik ve findigi isleyen fabrikalardir. Findik fabrikalarinda üreticiden alinan findik iç findik haline getirilerek ihraç edilmekte veya iç piyasaya sürülmektedir. Çeltikte ayni sekilde fabrikalarda islem görerek pirinç halinde ihraç edilir veya iç piyasaya verilir.

ULAŞIM :
Samsun´a 50 km. uzakliktadir ve Samsun´dan Termeye hergün her saat araç bulmak mümkündür. Çevre il ve Ilçelerle ulasim problemi yoktur.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLER:
:
Tarihi M.Ö. 1000 yillarina kadar uzanan ilçede efsanevi kadin savasçilar Amazonlarin yasadigi birçok eski tarihçi ve cografyaci tarafindan ileri sürülmektedir.
Amazonlarin; yerlesmis oldugu alanlar kaynaklarda Karadeniz kiyilari olarak tanimlanmaktadir. Özellikle Thermodon (Terme Çayi) kiyisinda Thamiskyra kentini kurmus olduklari bilinmektedir. Themiskyra kentinin Terme ile Ordu arasinda oldugu sanilmaktadir. Bir çok efsanede adlari geçen Amazonlar sadece kadinlardan olusan bir topluluktu. Savasmayi çok seven ve savasçi olarak ün yapmislardi. Tarihin ilginç ve çekici savasçi kadinlari amazonlar, güzel sanatlara da konu olmuslardir. M.Ö. 5. yy´da yapilan Amazon kadini heykelleri günümüze kadar ulasmistir. Berlin ve Roma Caputoline müzelerindeki Yarali Amazon Heykeli ve Vatikandaki Amasone Mattei Heykelleri bunlarin en ünlüleridir. Rubens´in ünlü "Amazon Savasçisi" isimli tablosu da. Amazonlari konu alan sanat eserleridendir. Sarayköy; de hamam kalintilari ve su kemerleri vardir. Amazonlarin burada yasadigi ileri sürülmektedir.

Pazar Camii; 1840´li yillarda yapildigi tahmin edilen cami Osmanli mimarisinin özelliklerini tasimaktadir.

Cüneyd-i Bagdadi Türbesi; Terme ilçe merkezinin 10 km. güneyindeki Dibekli köyündedir. Halk arasinda, Bagdat´ta yasamis olan Cüneyd-i Bagdadi´nin Türbesi oldugu inanci yaygindir. Fakat baska bir görüse göre de; türbede Kubatogullarmdan Cüneyt Bey adli bir komutan yatmaktadir. Bu komutan Mogol istilalari sirasinda Canik (Samsun) Beyligini Timur ordularina karsi savunmus bir kahraman ve sehittir.
Yukari Sögütlü (Karaçali) Camii: Yukari Sögütlü köyünde, büyük bir mezarligin içinde ahsap bir camidir. Caminin duvarina kazinmis bir yazidan 1716 yillarinda yapildigi tahmin edilmektedir.

Asagi Sögütlü Camii: 19 yy. da yapildigi tahmin edilen cami iki katli ve ahsaptandir.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:

Cüneyd-i Bagdadi Türbesi, denilen ziyaretgâh ve çevresi özellikle cumartesi günleri çevre il ve ilçelerden oraya adak kesmek yada piknik yapmak amaciyla gelen insanlarla dolup tasar. Terme´nin Yali Mahallesinden Akçay´a kadar uzanan Miliç Çamligi hem mesire yeri; hem de temiz denizi ve kurmaliyla dogal bir plajdir. Burada mavi deniz, çamlarin yesiliyle adeta kucaklasir.

Akçay ve Miliç gibi Çoban yatagi ve Kumcagaz sahilleri de Terme´nin dogal plajlarini olusturmaktadir.

Karadeniz ile Terme arasindaki bölgede yeralan, dogal kanallarla birbirine bagli Akgöl, Simenit ve Silindir gölleri ile civari yüzlerce türde kusu bünyesinde barindiran sulak alanlarimizdan bir tanesidir. Milli parklar genel müdürlügünce "Yaban Hayati koruma Sahasi" olarak belirlenen göller derin degildir.

FOLKLORİK DEĞERLERİ:
:
Terme ilçesi yaklasik 3000 yillik bir geçmise sahip olmasina karsin, kendine has yöresel bir kültür ve dolayisiyla mahalli bir folklor özelligi gelistirememistir. Terme ahalisinin çok degisik bölgelerden gelip buraya yerlesen insanlardan olusmasi burada homojen bir toplumun olusmasina imkan vermedigi gibi yöresel bir halk kültürünün olusumuna da engel olmustur.

YEMEKLER:

Yörede en ünlü yemek keskektir. Tirid, misir çorbasi, lepsi, hamsili pilav vb. gibi yemeklerde siklikla yapilir

 

 

AYVACIK

COĞRAFI KONUMU:

Ayvacik Canik daglarinin kuzey eteklerinde, Yesilirmak vadisinde, Suat Ugurlu Baraj gölünün kiyisinda yer almaktadir. Bu uzun vadide bir de Hasan Ugurlu Baraj gölü bulunmaktadir. Ilçenin en yakin komsusu 28 km. kuzeyindeki Çarsamba ilçesidir. Samsun´a uzakligi ise 62 km. dir.

TARİHİ:
Ilçenin kurulus tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, daha önce bagli bulundugu Çarsamba ilçesinden daha eski bir tarihe sahip oldugu sanilmaktadir. Eski tapularda Çarsamba ismi geçmeyip Ayvacik Geziyeri olarak bahsedilmektedir.

Osmanli imparatorlugu zamaninda bir Rum köyü olan Ayvacik, Cumhuriyet kurulduktan sonra Rumlar tarafndan terk edilmistir. Bu günkü halk ilçeye Cumhuriyetten sonra yerlesmistir. Ayvacik 1954´te tam tesekküllü nahiye olmus; fakat 1960´da daha önce kurulmus devlet teskilatlari kaldirilmistir. Bu nedenle Ayvacik tekrar köy olmustur. 20 Mayis 1990 tarihinde Ayvacik köyü, Keskinoglu köyü ile birlestirilerek AYVACIK ilçesi olmustur. 19 Agustos 1990 tarihinde yapilan mahalli seçimlerle de belediyesi kurulmustur.

SOSYO - EKONOMİK YAPISI:
Ilce halkinin %80-90´i tarimla, % 1´i balikçilikla, %8-9´u ticaretle ugrasmaktadir. Tarimsal faaliyetler misir, bugday, arpa ve findik üretiminde yogunlasmistir. Ilçe topraklarinin büyük bir bölümü ormanlik arazidir. Tarima elverisli topraklar genellikle bozuk, kuru ormanlik alanlarin açilmasiyla elde edilmistir. Ilçede elektrik üretimi yaparak sanayinin ana girdisi olan enerjiyi saglayan Hasan Ugurlu Yeralti Santrali ile Suat Ugurlu Hidroelektirik santrali yeralmaktadir. Bu barajlar 1981-82 yillarinda hizmete girmistir.

ULAŞIMI:
Samsun iline uzakligi 62 km. dir. Samsun´dan Çarsamba´ya kadar Samsun-Ordu devlet karayolu üzerinden gidilir. Çarsamba´dan sonra 28 km. lik il yolu ile devam edilir. Ulasim problemi yoktur.

TARIHI ve KÜLTÜREL DEGERLER:
Osmanlilar zamaninda Rum ve Ermenilerin yasadigi bir köy olan Ayvacik´a Türkler Cumhuriyetten sonra yerlesmislerdir. Bu nedenle ilçe köklü bir kültür yapisina sahip degildir. Varolan tarihi eserler ise Rum ve Ermeni istilasinin yasandigi dönemde yagmalanip yok edilmistir.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Ayvacik Orta Karadenizin en güzel dogal yapisina sahip ilçelerinden bir tanesidir. Özellikle orman alanlari Samsun ilindeki dogal degerleri yüksek alanlar içinde sayilmaktadir. Hasan Ugurlu ve Suat Ugurlu Baraj Gölleri ilçeye ayri bir güzellik katmaktadir. Özellikle Hasan Ugurlu baraj gölü çevresindeki çam ormanlaniyla kapli alan piknik ve mesire yeri olarak ideal bir mekandir.

FOLKLORİK DEĞERLER:
Yörenin kendine özgü "köçek ve kabaceviz" adlarinda mahalli oyunlari vardir. Dügünlerde ise yagli pehlivan güresleri düzenlenir. Bu güresleri dügün sahibi kendisi organize eder.

Ayvacik´ta ayrica "Öndül Senlikleri" denilen bir senlik düzenlenir.Genellikle yilda birkez düzenlenen bu senliklerde, yörede nam salmis sigir ve manda öküzlerinin kuvvetlerini denemek amaciyla "öndül" yarismasi yapilir Ayvacikta elsanatlari denilince, el tezgahlarinda halis yünden dokunan "cecim" adi verilen kilimler ve kadinlarla, çocuklarin bellerine bagladiklari "kusak" akla gelir. Cecim kizlara çeyiz olarak verilir ve yere sermek için kullanilir.

YEMEKLER:
Ilçede ve yöresinde geleneksel yemek olarak "keskek" ve "Haluç" meshurdur.

 

LADİK

COĞRAFİ KONUMU:

Samsun´un güneyinde yer alan Ladik ilçesi kuzeyinde Kavak, Güneyinde Suluova, dogusunda Tasova ve batisinda Havza ilçeleri ile çevrilidir.

Kuzey Anadolu siradaglarinin batiya dogru alçaldigi ve geçit verdigi bir alanda, Akdag´in kuzey eteklerinde kendi ismini alan genis bir ova kenarinda kurulmustur, Yüzölçümü 558 km2, denizden yüksekligi ise 950 m. dir.

Ilçenin akajularindan Tersakançayi Yesilirmak´in bir kolunu olusturur. Ladik Gölünden çikarak batiya, oradan güneyce, daha sonra doguya kivrilarak Yesilirmak´la birlesir Bu akis seyrinden dolayi adini Tersakan çayi olarak almistir.

Ilçe merkezinin 10 km. dogusunda yer alan Ladik Gölü, Akdag´dan inen akarsularla beslenir Elips seklindeki gölün uzunlugu 5 km. yeniligi ise 2 km.dir.

TARİHİ
:
Ladik ilçesinin tarihinin M.Ö. 3000 - M.Ö. 2OOO yillarina kadar uzandigi tahmin edilmekledir Ladik´in Hititler devrinde de yerlesim yeri olarak kullanildigi çevrede yapilan arkeolojik kazilardan anlasilmistir. Kaledorugu yerlesim yerinde Hitit kültürünün izlerine rastlanmis olmasi da bunu göstermektedir. M.Ö, 131 yilinda Pontus krali VIII. Mitridat´in karisi Veodikya Ladik ilçesine kurmustur. Bir rivayete göre Veodikya adinin zamanla halk dilinde deriserek Ladik oldugu ve ilçenin adinin buradan geldigi ileri sürülmektedir.

Romalilarin (M.Ö. 71 - M.5. 395) Pontuslulari yenmeleri ile bölge Romalilarin hakimiyetine girmistir. M.S. 395´de Roma dogu ve bati olarak ikiye bölününce Ladik Dogu Roma (Bizans), imparatorlugunun sinirlari içinde kalmistir.

Islam uygarliklari döneminde (705) Araplarin eline geçen bölge 1071 Malazgirt Savasindan sonra Selçuklularin eline geçmistir, 1075´de Alparslan´in komutanlarindan Melik Ahmet Danisment Gazi Amasya ve çevresini egemenligi altina aldi. Bir rivayete göre de ilçe adin: komutanin kizi Ileduk veya Ilduk Hatun´un isminden almistir. Selçuklularin parçalanmasiyla kurulan Anadolu Beylikleri zamaninda Ladik Kabatogullarinin yönetimine girmistir. Osmanlilar ise Ladik´i 1428´dc kesin olarak topraklarina kalmislardir. Ladik Cumhuriyet dönemine kadar Sivas Sancagina bagli Amasya Vilayeti sinirlari içinde bulunmustur Cumhuriyet kurulduklari sonra Amasya iline bagli olan Ladik ilçesi 1925´de Samsun´a baglanmistir

SOSYO - EKONOMİK YAPISI: 
Ilçenin ekonomisi genellikle tarima dayanmaktadir, yaygin olarak bugday, arpa, yulaf, misir, sekerpancari ve ayçiçegi yetistirilmekte, bunlarin yani sira bag-bahçe sebzeciligi de yapilmaktadir. Ladik´in yayla durumunda olmasi hayvanciligin da gelismesini saglamistir. Basta küçük bas hayvan yetistiriciligi olmak üzere, büyükbas hayvan yetistiriciligi, küçük çapta da olsa balikçilik ve aricilik da yapilmakladir.

Ilçede çok eski yillardan beri yapila gelen dokumacilik günümüzde de modern araçlarla devam etmektedir. Eskinin tahta tezgâhlarin yerini bugün trikotaj makinalari almistir Bu makinalarla fanila ve kazak örgücülügü yapilmaktadir. Kirsal kesimde ise hali dokumaciligi tesvik edilmistir. Birçok köyde kurulan hali tezgahlarinda Hereke tipi halilar dokunmaktadir. Ladik gölü civarindaki köylerin hemen, hemen hepsinde kamistan hasir örücülügü yapilmaktadir. Bu hasirlar Güney Anadolu ve Istanbul bölgesine satilmaktadir. Ilçedeki en büyük sanayi kurulusu Çimento fabrikasidir. Bir de küçük sanayi sitesi bulunmaktadir.

ULAŞIM :
Samsun´a 82 km. uzaklikta olan ilçenin ulasim problemi yoktur. Samsun´dan Ladik´e her zaman araç bulmak mümkündür.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLER:
Ilçenin tarihi M.Ö. 3000´Iere uzansa da yöredeki arkeolojik alanlar da yeteri kadar arastirma yapilmamistir. Bu arkeolojik alanlar; Çakilarasi, Inkaya Mezar ve Ören Yeri, Kale Tepe, Dökme Tepe, Dedealti, Köy içi, devsel Kaya, Tompul Tepe, Kilise Tepe, Kümbet höyükleridir. Ladik merkezinin güneyindeki tepede Ladik gölünün güney dogusunda bir kale kalintisi da bulunmaktadir.

Ormanlik alanlari, yaylalari ve sifali sulariyla, Osmanlilar döneminde, Amasya´da yasayan sehzadelerin ve ileri gelenlerin yazin sayfiye yeri olarak kullandiklari ilçede; yazlik saraylar, camiler, çarsilar, hamamlar vb. gibi bir çok eser yaptirilmistir. Fakat bu eserlerin çogu 1943 depremiyle yikinti haline gelmistir.
Bu gün ayakta kalan eserlerden bazilari sunlardir:

Saat Kulesi: 1889 yilinda insa ettirilmistir. 1943 depreminde büyük hasar görmesine karsin aslina uygun olarak tekrar yaptirilmistir.

Bülbül Hatun Camii: II. Beyazit´in karisi Bülbül Hatun tarafindan yaptirilmistir. Depremde yikilan cami aslina uygun olarak onarilmistir.

Avci Sultan Mehmet Camii: IV. Avci sultan Mehmet tarafindan yaptirilmistir. Depremde tamamen yikilan cami ayni yerine tekrar insa edilmistir.

Kümbet: Bir adi da Sadullah Sunullah Pasa Türbesidir. Kümbet bir Osmanli eseridir.
Seyit Ahmet Kebir Türbesi: Selçuklu döneminin kumandanlarindan Seyit Ahmet kebir Ladik´te yapmis oldugu savasta ölünce istegi üzerine bu türbeye gömülmüstür.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Ilçenin en ünlü mesire yeri Hamamayagi (Hallaz, Hirlaz, Hilyas) kaplicasinin bulundugu bölgedir. Ladik ilçesinin 10 km uzakliktaki bu yerde, kenarindan küçük bir akarsuyun geçtigi piknik alani ve kaplica binasi vardir.

Ladik ve Havza ilçelerindeki kaplicalar tarih boyunca bilinmektedir. Romalilar ve daha önceki devirlerde de buralar insanlari çeken saglik merkezleri olmustur. Bugün ise sularin içerdikleri maddeler tek tek tespit edilmistir. Ladik Hamamayagi kaplica suyunun, Almanya´daki Bedeviciler, Liebenzell, Schlangenbad, warnbrunn, Wilbad, Wilstein gibi kaplicalarin suyuna esdeger oldugu kanitlanmistir.

Hamamayagi kaplica suyu Türkiye´deki birinci dereceden önemli ve öncelikli kaplica suyu olarak belirlenmistir. Romatizma, Sinir ve kas yorgunlugu, eklem kireçlenme, sinirsel hastaliklar, ameliyat sonrasi yorgunluklar gibi hastaliklarda olumlu etki yapar.
Ladik gölü ve çevresi, Akdag yaylalari mesire yeri olarak idealdir.

FOLKLORİK DEĞERLER:
Ilçede Çevre Il ve ilçelerde oynanmakta olan Düzayak, Makinali, Oglan beni çaydan geçir, Sarikiz, Sanlama gibi horon oyunlarini yaninda, Budak dere ve çevre köylerinde mistik türde Semah oyunuyla, Seyh Samil, Sesen, Zefak gibi oyunlarda oynanmaktadir.

YEMEKLER:
Ilçede yapilan yöresel yemeklerin çogu hamur isidir. Bunlar; Eriste, Tutmaz Asi, Manti, Iskefe Tatlisi, Kaz Pilavi ve seridi, Çerkez Halügü, Çerkez Sibsisi, Dabusun, Malakto, Gobi Lobiya, Lobya, Hösmerim, Kadayani Ekmek gibi çok çesitlidir. Yöresel yemeklerinin disinda Ladik´in Tandir Kebabi da oldukça meshurdur.

VEZİRKÖPRÜ

COĞRAFİ KONUMU:

Vezirköprü Orta Karadeniz bölgesinde, Samsun´un güneybatisinda yer alir. Dogusunda Havza, batisinda Boyabat ve Osmancik, güneyinde Gümüshaciköy ve Merzifon, kuzeyinde Alaçam ve Bafra ilçeleri ile çevrilidir. Ilçe merkezinin denizden yüksekligi 339 m. olup 370-400 m. yükseklikteki tepelerle çevrili bir çanak içerisindedir. Batisinda en yüksek yeri olan Kunduz Daglari (1783 m), Güneydeki Kale Tepe (1 450 m), güney batida Tavsan daglari ile Keltepe Kizilirmak vadisine bakan yamaçlari Ormanlarla kaplidir.

Ilçenin batisinda Kunduz yaylasi, kuzeyinde Kabali yaylasi, güneybatisinda Tavsan dagi yaylasi yeralir. En önemli akarsuyu merkezden 15 km. uzaktan geçen Kizilirmaktir.

TARİHİ
:
Vezirköprü´nün tarihi Hititlere (M.Ö, 2000- MÖ. 700) kadar uzanmaktadir. Ilk sehir Hititler tarafindan simdiki ilçe merkezinin 2,5 km. kadar uzagina kurulmustur. Bu Vezirköprünün ilk kurulusudur.

M.Ö. 1200 yillarinda bu yöre Frigya hakimiyeti ve Paflagonya idaresine girmistir. Daha sonra burasi Büyük Iskender tarafindan ele geçirilmistir.

Frigyalilarin akinlari ile yikilan sehri ikinci kez Bizanslilar kurmustur. O zamandaki adi Fezimon yahut Teakliodiopolisdir, Ilçede Bizanslilar döneminden kalma sütün ve sütun basliklari bulunmustur. O dönemde çevredeki en zengin kent oldugu bu gün görülen büyük bina harebelerinden anlasilmaktadir. Selçuklularin Bizanslilarla yaptigi savaslarda Vezirköprü tekrar harabeye dönmüstür. Daha sonra Danismentlilerin eline geçen ilçe Haçli seferleri nedeniyle insa edilememistir. Ancak Sultan Mesut 1160 yilinda kasabayi Gadegara adiyla üçüncü kez yeniden kurmustur. Vezirköprü 1695 yillarindaki Celali isyanlari sirasinda sik sik baskina ugramis ve kasaba yagmalanip yikilmistir. Bu nedenle insanlar kalelere saginma ihtiyaci duymus Taskale ve Toprakkale olmak üzere iki kale yapilmistir. Simdi bu kale yikintilari üzeninde kurulan mahalleler ayni adlarla anilmaktadir. Celali isyanlarindan sonra Köprülü Mehmet Pasa ilçedeki yikilmis yapilari tamir ettiriyor ve ayrica yeni eserler de yaptiriyor. Iskelet olarak bu günkü durumu o zamandan kalmadir. Idari bakimdan Sivas Beyler Beyligine bagli Amasya mutasarrifligi içinde olan Vezirköprü; 1925 yilina kadar Amasya´ ya bagli bir ilçe iken, 1925 yilinda Samsun iline baslanmistir. Mehmet Pasa Sedareti zamaninda da ilçe VEZIRKÖPRÜSÜ adini almistir. Bu gün daha kisaltilmis olarak VEZIRKÖPRÜ adi kullanilmaktadir.


SOSYO-EKONOMİK YAPISI:
Ilçenin ekonomisi genelde tarima dayali bir ekonomidir. Bunun yaninda hayvancilik ve orman ürünleri de önemli yer tutar. Her çesit tahil üretimi ile sebze ve meyvecilik gelismis durumdadir. Ayrica; seker pancari, tütün, kendir, kenevir, ay çiçegi, susam ve zeyrek tarimi da yapilir.

Vezirköprüde sanayinin fazla gelistigi söylenemez, ORÜS (Orman Ürünleri Sanayi) Entegre Kereste Fabrikasi ilçe ekonomisine canlilik kazandirmistir. Ayrica un fabrikalari ile zirai aletler imal eden kuruluslar da vardir. Ayrica heybecilik, semaver yapimi, ip ve urgan yapimi da ekonomik faaliyetler içinde sayilabilir.

ULAŞIM :
Ilçenin çevre ile ulasim karayolu ile saglanmakladir. Hergün Vezirköprüden Samsun, Ankara, Islanbul, Bursa´ya otobüs seferleri vardir. Havza ve Duragan´a hergün minibüslerle ulasmak mümkündür. Samsuna uzakligi 116 km olan Ilçeye Samsun´dan her gün araç bulunur.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLER :
Ilçe 1906, 1939 ve 1943 yillarinda önemli depremler geçirmis olmasina ragmen Selçuklular´dan ve Osmanlilardan kalan tarihî eserler ile mimari özelliklerini halâ korumaktadir.

Bu eserlerden Baslicalari;
Bedesten ve Arasta; ilçe merkezindedir. Köprülü Mehmet Pasanin esi Ayse Hatun´un babasi Yusuf Aga tarafindan 1660 yilinda yaptirilmistir.
- Çifte Hamam; 1660 yilinda Köprülü Mehmet Pasanin esi Ayse Hatun tarafindan yaptirilmistir. Bedestene bitisiktir.
- Kale Hamami; Yine Ayse Hatun tarafindan 1659 yilinda Kale camisine bitisik olarak yaptirilmistir. Mehmet Pasa mahallesindedir. Halâ kullanilmaktadir.
- Kale Camii (Taskale Camii): Bu camide kale hamamiyla birlikte yapilmistir.
- Sifa Hamami: Köprülü Mehmet Pasanin ailesi için özel olarak yaptirildigi söylenmektedir. Soyunmalik, sogukluk ve sicaklik olmak üzere klasik tarzda üç bölümlüdür. Halen çalismaktadir.
- Fazli Ahmet Pasa Medresesi (Tas Medrese): Ilçe merkezindedir. 1661 yilinda Fazil Ahmet Pasa tarafindan yaptirilmistir. Çatisi kursunla kapli iken Rus seferi sirasinda kursunlari alinip, kiremit kaplanmistir. 1943 depreminde etkilendiyse de restore edilmistir.
1964 yilina kadar çesitli amaçlarla kullanilan medrese bu tarihten sonra halk kütüphanesi olarak kullanilmaya baslanmistir. Yörenin basili materyal bakimindan en zengin kütüphanesidir. Kütüphanede 378 Arapça, Farsça el yazmasi, 509 eski harfli arapça, farsça, türkçe karisimi basma kitap, 13649 yeni harfli Türkçe kitap bulunmaktadir.
- Tacettin Pasa (Kursunlu) Camii: 1494´te yapilmis olan cami, 1943 depreminde tamamen yikilmis olup, bes kubbeli son cemaat yeri ile iki kubbeli ana mekandan olusan özgün yapi sonradan düz çati ile örtülmüstür.
- Saat Kulesi: 1906 yilinda Sivas valisi Resat Akif Pasa tarafindan yaptirilmistir. 1943 depreminde büyük hasar görmüstür, fakat aslina uygun olarak tekrar restore edilmistir. Dört tarafli saatleri çalisir durumdadir.
- Ganioglu Çesmesi: Geç Osmanli döneminde yapildigi bilinmektedir.
- Kursunlu Cami Çesmesi: Kursunlu Camisi avlusundadir. Bu çesmede geç Osmanli döneminde yaptirilmistir.
- Namazgah Çesmesi: Köprülü Mehmet Pasa tarafindan yaptirilmistir. 1906 depreminde sadece mimber ve mihrap kismi ayakta kalan caminin yerine 1915 yilinda yeni bir cami yaptirilmistir.
- Tas Han: Geç osmanli döneminde iki katli olarak, dolgu tastan yapilmistir.
- Yukari Nalbant Camii: 1162´de yapilmistir. Minaresi aliminyum kaplidir.
- Sehit Müftü Türbesi : Üzerindeki kitabede 1214 yilinda yapildigi yazilmaktadir.
- Kibar Ali Evi´ de sivil mimari örnegi olarak belirlenmistir. Bu ev bagdadi tarzda iki katlidir.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Ilçedeki zengin orman örtüsü, çesitli orman içi dinlenme yerlerinin düzenlenmesine olanak saglamistir.

Ilçe merkezindeki Orman Isletmesine ait çamlik, halkin ragbet ettigi alanlardandir. Vezirköprü´ye 52 km. mesafedeki Kunduz Ormanlari; ilçenin güneydogu ve kuzey bati yönlerinde bulunan Bag araligi; Kaylar baglari ve Altinkaya Baraj gölü ile göletleri çevresi mesire yerleri olarak ideal alanlardir.

YEMEKLERİ:
Ilçenin kendine has yemeklerinden en ünlüsü, genellikle dügünlerde pisirilen keskektir. Keskek üzerine etli ve nohutlu yahni dökülerek yenir. Ilçede katik (süzme yogurt) la yapilan yemeklerde meshurdur. Bunlar; katik böregi, memecik, katikli ekmek, katik sündürme vb. dir. Ayrica; tandir kebabi, orman kebabi, kuzu çevirmesi ve çesitli hamur isleri de en belirgin yemeklerindendir.

BAFRA

COĞRAFİ KONUMU:

Bafra Karadeniz´e 20 km. uzaklikta, denizden yüksekligi 20 m olan ve Kizilirmak´in biriktirdigi birikinti ovasi üzerinde kurulmus; bir Ilçemizdir Ilçe dogusunda ve kuzeyinde Karadeniz, batisinda Alaçam, güneyinde Kavak ilçeleriyle çevrilmistir. Yüz ölçümü 175.000 hektar Samsun ´a uzakligi 51 km. dir.

Kizilirmak deltasini kaplayan Bafra ovasi güneyde daglarla çevrilidir. Bunlardan en yüksegi 1224 m, ile Nebyan dagidir. Bu daglar Canik Daglarinin uzantilaridir Bafra´nin en büyük, Türkiye´nin ise en uzun akarsuyu Kizilirmak bu daglari derin bir vadi ile geçerek ovaya ulasir. Bafra ovasi tamamen Kizilirmak tarafindan olusturulmustur. Irmagin denize yakin kisimlarinda birçok göl olusmustur. Nebyan daginin elekleri ise yayla durumundadir.

TARİHİ
:
Bafra adinin; Kizilirmagin denize açildigi yerde, (M.Ö- 521 yillarinda Fenikeliler zamaninda) ticaret gemilerinin yanastigi koylara kurulan, ticaret evlerine, Bafira denilmesinden geldigi sanilmaktadir.

Bafra ilçesi Osmanli Imparatorlugu devrinde Trabzon iline bagli Canik Sancagina ait bir yerdi. Hangi tarihte kaza merkezi oldugu kesin olarak bilinmemektedir. Salname kayitlarina göre 1854 yili sonlarinda kaza merkezi oldugu anlasilmaktadir.

Imparatorluk zamaninda 1876 harbinden sonra Kirim´dan Bafra´ya çok sayida Türk gelmistir. Daha sonralari çikan Balkan ve I. Dünya savaslari Türk halkinin azalip, fakirlesmesini, azinlik olmalarina ragmen Rum ve Ermenilerin iktisadi hayati ellerine geçirip zenginlesmelerini saglamistir. Bundan dolayi cesaretlenerek Rum-Pontus Imp. kurma hevesine kapilan Ermeni ve Rumlar mavri mira cemiyetim kurmuslardir. Fakat 1919´da Milli Mücadelenin baslamasiyla bu amaçlari gerçeklesmemis, daha sonra Bati Trakya´daki Türklerle degistirilmislerdir. Bafra, Cumhuriyetin kurulmasindan bu yana idari Teskilatta Samsun ilinin büyük bir ilçesi olarak yarini muhafaza etmistir

SOSYO - EKONOMİK YAPISI:
Tarimsal üretim ve tarim ürünlerinin pazarlanma-sina dayali bir ekonomi gelismistir. Kizilirmak deltasinin sulak alan çevresinde yasayan insanlarin ise temel geçim kaynaklari tarim, hayvancilik, balikçilik ve sazcilik gibi etkinliklerdir. Kizilirmak Deltasi Türkiye´nin önemli tarim alanlarindan birisidir ve yogun olarak sebze tarimi yapilmaktadir. Deltanin sulak alan çevresinde ise daha çok çeltik ve hububat üretilmektedir. Ilçede hayvancilik genellikle sulak alan çevresindeki köylerde yapilmaktadir. Ilçede Balikçilikta oldukça gelismistir, balik göllerinde tutulan baliklar iç piyasada tüketilirken; 1985 yilinda yetistirilmeye baslanan kerevitin hemen hemen tamami yurtdisina satilmaktadir. Sanayi alanindaki faaliyetlerde basta Tütün olmak üzere oldukça gelismistir. Ilçedeki Tekel yaprak Tütün Merkez Isletme Müdürlügü tütünlerin bakim ve isletmesini gerçeklestirir. Bölgede 1 Tekel, 6 Konfeksiyon - Tekstil, 35 Orman ürünleri, 8 un - kepek, 2 Balik unu - yagi isletmesi, Ayrica; Tugla, Damper, Tanker, Soba, Mibzer, Zirai Aletler Donduma üretimi yapan isletmelerde mevcuttur. Bu alanlarda toplam olarak yaklasik 3000 kisi istihdam edilmektedir. Bunlarin disinda diger imalat ve montaj sanayi dallarindan olusan bir de küçük sanayi sitesi vardir. Bafra´da bir de Kizilirmak üzerinde elektrik üretim ve sulama amaçli Altinkaya Baraji ile Derbent Barajlari bulunmaktadir.

ULAŞIM:
Bafra Samsun´un 51 km batisinda, Samsun - Sinop Devlet Karayolu üzerindedir. Her gün her saat Samsun´dan Bafra´ya araç bulmak mümkündür. Ulasim problemi kesinlikle yoktur.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLER:
Bilinen geçmisi M.Ö. 5000-4000 yillarina dayanan ve günümüze kadar sürekli yerlesim yapildigi anlasilan Kizilirmak agzi ve çevresi Tarihi ve Kültürel eserler bakimindan yüklüce bir mirasa sahiptir. 1971 yilindan itibaren Ikiztepe köyü sinirlarinda bulunan Ikiztepe ören yeri ve çevrede yapilan yüzey arastirmalarinda 57 höyük tip, düz yerlesim yeri, 25 antik çag ile hemen sonrasina ait kalinti, 48 tümülüs, 5 kaya mezari, 3 mezarlik, 1 kale, 1 hamam, bir köprü bulunmustur. Ikiztepe´de, elde edilen bulgular, burada Erken Hitit dönemine ait önemli bir kentin oldugunu belgelemektedir. Ikiztepe ören yerindeki en yüksek tepe ilk Tunç Çagi III. zamaninda (M.Ö. 2300 - 2100) mezarlik olarak kullanilmis. Eski Anadolu da bulunan mezarliklardan en büyügü olan bu mezarlikta 623 adet mezar tespit edilmistir. Ikiztepe ören yerindeki bu en yüksek tepe daha sonra Helenistik çagda (M. Ö. 330 - 30) bir Tümülüs (Yigma Mezar) olarakta kullanilmistir. Ikiztepe´de ortaya çikartilan 6000 civarindaki, pismis toprak, kemik, boynuz, tas ve maden eserler Samsun Arkeoolji Müzesinde sergilenmektedir. Ikiztepe ören yeri, Kültür Bakanliginca arkeolojik alan olarak tescil edilmis ve kamuslastirilmistir.
Kaleler: Bafra´da Marti Kalesi ve Asar Kale olmak üzere iki kale kalintisi vardir, bunlardan Marti Kalesi harabe halindedir. Helenistik döneme aittir.
Asar Kale´de harabe halindedir. Kizilirmak vadisinde Agsar köyünde bulunan kale M.Ö. 1000 yillarina tarihlenmistir.
Paflagonya Kaya Mezarlari: (M.Ö. 700) da, Asar kalesinin oldugu bölgede Kizilirmak vadisinde dikkat çeken tarihi yapilardir.
Camiler: Büyük Cami (1670), Tayyar Pasa Cami (1869), Çarsi Cami/1865), Nuri Ibrahim Cami (1887), Seyhören Türbesi.
Hamamlar: Yeni Sifa Hamami (17. yy); Uzun hamam
Bedesten; 17. yy. da yapildigi sanilmaktadir.
Çesmeler: Çesme, Alibey Çesmesi (1751), Hüseyin Bey Çesmesi, Kadi Çesmesi (1778), Mescit Çesmesi (1840), Tasli Çesme, Camiler, Türbeler, hamamlar, çesmeler ve Bedesten Osmanli dönemine ait tarihi yapilardir.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Kizilirmak Deltasi: Bafra´nin dogusundan batisina 60 km´lik bir kiyi seridine sahiptir. Bu delta 50.000 hektarlik bir alani kaplar, deltada balik gölleri, kiyi kumullari, çorak adalar, kuru ve su basar çayirlar, sazliklar, çamur düzlükleri ve tarim alanlari yer alir.
Kizilirmak Deltasi uzun yillardan beri kus varligi açisindan son derece önemli bir yer olarak bilinmektedir. Deltanin sahilleri denize girmek ve günesten yararlanmak isteyenler için idealdir.

Balik Gölleri: Ilçenin 20 km kuzey batisinda Kizilirmak´in iki yakasinda yer alirlar. Bu göller irili ufakli 33 parçadan olusur. Toplam alani 8000 hektardir. Göllerden bazilari; Karabogaz Gölü, Balik Gölü, Liman Gölü, Dut dibi Gölü, Uzun-göl, Hayirli Göl, Ince Göl, Çernek Gölü, Tombul Göldür. Çevresi sazlik ve bataklik olan bu bölge, kus gözlemciligi açisindan dört mevsim çok önemli bir potansiyele sahiptir.Bu bölgemiz ülkemizin en önemli sulak alan eko-sistemlerinden birini olusturur.

Baraj Gölleri: Altinkaya ve Derbent Barajlarinin gölleri ve çevresindeki agaçlik alanlar Bafra´nin görülmeye deger köselerindendir. Piknik yapmak ve dinlenmek amaciyla gidilecek yerler olmasi yaninda; oltayla veya agli balik avlamak içinde uygun mekanlardir.

FOLKLORİK DEĞERLER:
Bölge kozmopolit bir yapiya sahip oldugundan çesitli folklorik özellikleri de içine almistir. Bu nedenle ilçe ve çevresinde degisik yörelerin oyunlari oynanmaktadir. Ilçede hali ve kilim dokumaciligi, özellikle dag köylerinde bez dokumaciligi yapilmaktadir. Birde zembil örücülügü ve hasir örücülügü gelismistir.

YEMEKLER:
Bafra pidesi, köftesi, lokulu ve kaymakli lokumu ile ünlüdür. Lokulu tatli hamurdan içine ceviz ve kuru üzüm konularak yapilir. Birde meshur bal kaymak dondurmasi vardir.

 

 

 

MERKEZ

BÜYÜK CAMİİ
Ulu Cami, Hamidiye Camii, Valide Camii gibi çesitli adlari da vardir. 9 Eylül 1884´ te Batumlu Haci Ali tarafindan yaptirilmistir. Sultan Abdülaziz´in annesi tarafindan onarimi yapilmistir. Büyük avlu içinde yer alan cami, kesme tastan yapilmis çifte minarelidir. Merkezde bir ana, etrafinda dört küçük kubbe bulunmaktadir. Ayrica son cemaat yerinin üstünde iki kubbe daha mevcuttur. Kubbe kalem isleriyle, ahsap minberi ise madalyon, yildiz motifleri ile bezemelidir. Kubbe kasnagi çevreleyen 16 tane yuvarlak kemerli pencere ve ana duvarlardaki yuvarlak kemerli büyük pencerelerle yeterli isik saglanmistir. Ayrica üç penceresinde rozet seklinde ve vitrayli isik penceresi dikkati çeker. Çifte minaresi tek serefelidir. Samsun´un en büyük camisidir.

KURSUNLU CAMİİ
Pazar Mahallesi´ nde 100. Yil Bulvari üzerindedir. Molla Fahrettin tarafindan 4 Haziran 1340 hicri yilinda yaptirilmistir. Kare planli, merkezi tek kubbeli yapidir. Yapinin beden duvarlari düzgün kesme tastan insa edilmistir. Bina, Vakiflar Genel Müdürlügü tarafindan aslina uygun restore edilmistir.

YALI CAMİİ
Bugday Pazari´ndadir. 1312 yilinda Sadik Bin Abdullah tarafindan yaptirilmistir. Merkezi tek kubbeli, bir sira tugla, bir sira tas kullanilarak yapilmistir. Kare planli ana mekanin kuzeyine sonradan son cemaat yeri eklenmistir.

PAZAR CAMİİ
Pazar Mahallesi´nde Hazinedar Zade Süleyman Pasa vakif ve hayratindandir. 14. yy . Ilhanli yapisidir. Dikdörtgen planl(i ahsap çati örtülüdür. 1819´ da onarilmistir.

KALE CAMİİ
Kuyumcular Çarsisi´ndadir. M . 1314´te Ilhanli Valisi Emir Timurtas Pasa adina yapilmistir. Onarimlarla mescide dönüstürülmüstür.

HACI HATUN CAMİİ
Saathane Meydani yakinindadir. Ibrahim kizi Haci Hatice Hatun tarafindan 1694´te hayrat olarak yaptirmistir. Onarimlarla büyük degisiklige ugrayan cami, kesme tastan ve tugla hatillidir. Kare planli, tek kubbeli yapinin minaresi batidadir. Bu cami içinde Haci Hatun´ un mezari da bulunmaktadir.

İSA BABA (ESE BABA) CAMİİ ve TÜRBESİ
Cedit Mahallesi´ndedir. 15 . yy . da yapilan ilk yapi özgün biçimi ile günümüze ulasamamistir. Kare planli küçük bir mescit ve türbeden olusan yapi 1875´ te onarilmis, 1975 - 1976´daki son onarimda ise cami ve türbeye dönüstürülmüstür. Isa Baba´ nin halkin deyimiyle Ese Babanin kimligi hakkinda kesin bir bilgiye erisilememistir. Isa Baba ; binlerce Anadolu evliyasindan biri olup halk tarafindan ziyaret edilmektedir.
 

SEYH SEYYİD KUDBETTİN CAMİİ ve TÜRBESİ
Caminin yapildigi tarih belli degildir. Seyh Seyyid Kudbettin tarafindan yaptirilmistir. Cami ile türbe bitisiktir. Dikdörtgen planli cami, ahsap çatiyla örtülüdür. Önünde "L" biçiminde son cemaat yeri vardir. Caminin güneyindeki türbe kare planli, besik tonozludur.

Seyh Seyyid Kudbettin büyük Islam alimi ve mücahidlerindendir. Abdulkadir -i Geylani hazretlerinin torunu olup babasi Muhyiddin´ dir. Eski tarihle 722 yili Sefer ayinin 15´i günü ölmüs ve buraya gömülmüstür.

HANÇERLİ CAMİİ
Hançerli Mahallesinde bulunmaktadir. Depremde tamamen yikilmis, sonradan yeniden yaptirilmistir. Üzerinde kitabe bulunan minaresi Samsun´un en eski ve ilgi çekici minaresidir.

KILIÇDEDE CAMİİ ve TÜRBESİ
Kiliçdede Camii, Kiliçdede Mahallesinde eski caminin yikilmasindan sonra yapilmis yeni bir camidir.

Türbe; caminin mihrap tarafindaki bahçede agaçlar arasinda üstü açik, etrafi beton ve mozaikle çevrilmis büyük bir mezardir. Kiliçdede´nin Seyh Seyyid Kudbettin Isa Baba ile beraber geldikleri 1078 - 1116 tarihleri arasinda Selçuklu savaslarinda bulunduklari ve sehit olduklari söylenmektedir. Halk tarafindan ziyaret edilen murat yerlerindendir.

ACEM TEKKESİ
Selahiye Mahallesi 100. Yil Bulvari üzerindedir. Bodrum üzerine tek katli, tugladan yapilmis, kareye yakin planli bir yapidir. Dar saçakli piramit çatilidir.

SEYH ZADİ TEKKESİ
Sehir eski mezarliginda bugünkü Seyyid Kudbettin Camii ve Türbenin kuzeybati yakasinda bulunan bina tamamen yikilmistir. Tekke, Milli Mücadele döneminde bir süre cemiyet üssü olarak kullanilmistir.

İTALYAN KATOLİK KİLİSESİ
Ulugazi Mahallesi´nde yer almaktadir. 1846 yilinda yapilmistir. Bina kargir olarak iki katli insa edilmistir. Kilisenin ön yüzü kolonlarla üç bölüm halinde düzenlenmistir. En üstte üçgen alinlik yer almaktadir. Kilisenin üzeri besik çati ile örtülüdür. Içte örtü sistemi olarak tonoz kullanilmistir. Tonozlarin üzeri çesitli panolarla süslenmistir.

SÜLEYMAN PAŞA MEDRESESİ
Saathane yakinindadir. Binanin vakif tarihi 1813´tür. At nali seklinde bir plana sahip, yigma tugladan insa edilmis iki katli bir yapidir. Yapinin girisi camiye bakan yüzdedir. Bu kisim üç tarafi kapali bir avlu seklindedir. Avlunun iki kenari revaklidir. Revak içleri dükkandir. Haznedar Zade Süleyman Pasa Vakfiyesi´dir. Bir dönem Vakiflar Bölge Müdürlügü hizmet binasi olarak kullanilan yapi daha sonra restore edilerek is merkezine dönüstürülmüstür.

TAŞHAN
Ali Pasa Vakfi´na ait bu yapi Pazar Mahallesinde Bugday Pazari Iskele Caddesi üzerindedir. 17. yy . ´in sonlarina dogru insa edilen yapi iki katli, dikdörtgen planlidir. Yapinin dis duvarlari tugla hatilli moloz tastir. Caddeye bakan yüzde kemer girisli bir sira hücre (dükkan) bulunmaktadir. Orta avlunun dört tarafi tonozlu hücrelerle çevrilidir. Ikinci katta revaklar ve revak içlerinde hücreler vardir. Revak sütunlari dört köse olup kemerlidir. Restore edilen yapi, is merkezi olarak kullanilmaktadir.

BEDESTEN
Geç Osmanli dönemine ait yapi, Kale Mahallesi´nde yer almaktadir. Bedestene giris, Ziya Gökalp Caddesi ile Namik Kemal Caddesi´ne bakan iki ayri kemerli kapidan yapilmaktadir. Ziya Gökalp caddesindeki kapi bir tonozla örtülü olup yuvarlak, basik kemerlidir. Kapinin iki yaninda duvara gömülü iki yarim, dikdörtgen yer almaktadir. Namik Kemal Caddesi´ne bakan yüzdeki kapi yuvarlak kemerlidir. Kemer içte kesme Tas olup, dis yüzeyde tugla üstüne tas kaplidir. Halen alisveris merkezi olarak kullanilmaktadir.

ŞİFA HAMAMI
Pazar Mahallesi Necipbey Caddesi üzerindedir. Geç Osmanli dönemi yapisidir. Soyunma yeri ahsap olup üzerinde büyük isiklik vardir. Sicaklik kismina yuvarlak kemerli bir kapi ile geçilmekte olup büyük bir kubbesi bulunmaktadir. Kubbenin yanlarinda üç tane besik tonozlu bölüm mevcuttur. Külhan kismi, soyunma yerine gelmeden sagda olup kesme tastan yapilmistir. Halen ayni amaçla kullanilmaktadir.

İSMAİL EFENDİ ÇESMESİ
Cedit Mahallesi Ilica Sokak´ tadir. Çesmenin üzerindeki kitabeden anlasildigina göre 1854 yilinda
Esseyid - El Hac Ismail Efendi´ ye ait hayratlardan oldugu anlasilmaktadir. Iki olukludur. Çesme özelligini yitirmistir.

BARUTHANE ÇESMESI
Kalkanca Mahallesi, Baruthane deresi kenarinda yer almaktadir. Üzerindeki Osmanlica yazili kitabede 1311 tarihi bulunmaktadir. Çesmenin üst kismi hafif disa tasintili üçgen alinlikli olarak yapilmistir. Arkasindaki de uzun yillar önce yikilmistir. Su akan yeri iç içe iki nis olarak yapilmistir. Distaki düzgün olmayan yuvarlak kemerli, içteki ise küçük boyutlu , su tasi konulmak için yapilmis bir nistir. Büyük kismi topraga gömülü olan çesme kullanilmamaktadir.

STAD ÇESMESI
Eski Stadyum yanindadir. Yapim tarihi H . 1309´dur. Kare planli kesme tastan yapilmis çesmenin her yüzünde, köselerde ve ortada sütunceler bulunmaktadir. Yuvarlak kemerlerin üzeri bir friz halinde triglif sirasiyla çevrelenmistir. Frizin üstünde kesme tastan kitabe, ön yüzde ve dikdörtgen mermer üstüne tugra, tugranin iki yaninda da bitkisel motifler bulunmaktadir. Çesmenin üstü yuvarlak kubbeli olup dilimli motiflerle belirlenmistir. Daha önce asfalt yolun öbür yakasindayken bu günkü yerine tasinmistir.

KADI ÇESMESI
Pazar Mahallesi, Fazil Kadi Ilk okulunun (bu okulun eski adi "Dede Avlu Mektebi´ dir. Yeni Hamam Sokagi´na bakan bakan duvarin dis yüzündeki çesme, tas isçiligi ile dikkat çekmektedir. Çesmenin kurna kismi yola gitmistir. Musluklari yoktur. Okulun deposunda bulunan ve çesmeye ait oldugu söylenen kitabede 1319 tarihi okunmaktadir.

HOCA SUYU ( GÖZ SUYU ) ÇESMESI
Bulvar yolu yapimi sebebiyle ilk yapim yeri ve sekli kayip olan çesme, Ilkadim Belediyesi hizmet binasi civarina nakledilmis olup; suyunun göz hastaliklarina iyi geldigi rivayetleri mevcuttur. Bugünkü haliyle hiçbir mimari özellik tasimamaktadir.

SAAT KULESİ
Bulundugu meydana adini veren 19. yy . eseri olan Saat Kulesi 1943 yilindaki depremde yikilmis, yerine 1977 yilinda Samsun Belediyesi tarafindan bugünkü Saat Kulesi yaptirilmistir.

BELEDİYE SARAYI
Pazar Mahallesi´nde yer alan bina Gabilizade Necip Bey tarafindan 1913 - 1915 yillari arasinda yaptirilmistir. Dis yüzü Ünye tasi ile kaplanmis olan bu yapi, tas yontma ve süsleme sanatinin en güzel örneklerinden birisidir. Üç katli binanin üçüncü katinda bir çikma mevcut olup, birinci kat isyeri; diger kisimlar Samsun Büyük Sehir Belediyesi Baskanlik binasi olarak kullanilmaktadir. Üçüncü kat balkonunun kenarinda mermer kitabe mevcuttur. Bu kitabede " 1329 - 1331 Sultan Besinci Muhammet Resat Han Hazretleri´nin saltanati zamaninda Gabilizade Necip Efendi´ nin riyaseti yillarinda insa edilmistir." ibaresi yazilidir.

RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTAHANESİ
(Millet Hastahanesi, Devlet Hastahanesi, Guraba Hastahanesi )
Pazar Mahallesi´nde yer alan bina Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastahanesi olarak hizmet vermektedir. 1900 yilinda yapilmistir. Ilk adi Guraba Hastahanesi olup sonra Millet Hastahanesi, Devlet Hastahanesi adini da alan yapi, iki katli karkir olarak insa edilmistir. Ikinci kattaki çikma iki sütunla tasinmaktadir. Çikmanin ön cephesinde üç sivri kemerli pencere bulunmaktadir. Genis ahsap varakli, Marsilya kiremitli kirma çatili yapinin köselerinde kesme tas kolonlar yer almaktadir. " Ana binaya daha sonra ilaveler yapilmistir."

YAKAKENT

COĞRAFİ KONUMU:

Yakakent Karadeniz kiyisinda Sinop il siniri ile Samsun il sinir arasindaki geçit noktasindadir. Samsun iline bagli olan ilçenin Samsun´a uzakligi 84 km. dir. Dogusunda Alaçam, Batisinda Gerze, Güneyinde Canik Daglari, Kuzeyinde Karadeniz yeralmaktadir.

TARİHİ:

Yakakent´in kurulumu M.Ö,2.yy´a rastlar. Bizanslilarin yasadigi dönemde adi "Kominos" olan sehri, Yavuz Sultan Selimin Çaldiran Seferini yapmak üzere Trabzona geçerken, halki Osmanli imparatorlugunu tanimadigi için, yerle bir ettigi söylenir.

Kente daha sonra gelenler adini "Gümenez" seklinde degistirmislerdir. Bu günkü Yakakente 1800 yilinda Gerze´den gelen üç, dört aile tarafindan kurulmustur. 1893-1695 yillarinda Rus isgalinden kaçan Dogu Karadenizliler ve 1922 yilinda Selanikten gelen göçmenlerle Yakakent büyümüstür.

1896 yilinda muhtarlik, l Mart 1963 yilinda belediye Teskilati kurulmustur. Ayni yil Gümenez olan ismi, kiyi sehri anlamina, gelen Yakakent olarak degistirilmistir, 9.5.1991 tarihinde Yakakent ilçe olmustur.

SOSYO-EKONOMİK YAPISI:
Ilçe ekonomisi tarimsal karaktere sahip olmakla beraber; balikçilikta ekonominin can damaridir. Karadenizde avlanan her tür baligi ve dünyaca ünlü Mersin baligini burada bulmak mümkündür.

Deniz ürünlerini degerlendiren özel sektöre ait iki fabrika bulunmaktadir. Bunlardan biri Sürsan Balik unu ve yagi fabrikasidir. Digeri ise Ipek Gida Fabrikasidir. Burada Vatos, köpek baligi ve kum midyesi gibi bazi deniz ürünleri islenip, soklanarak Fransaya ihraç edilmektedir. Ilçenin karakteristik tarim ürünü tütündür. Köylerde bugday, misir ve çeltikte yetistirilir. Sarigöl, Köseli ve Büyük kirik köylerinde halicilik yapilmaktadir.

ULAŞIMI :
Ilçe Samsun-Sinop karayolu üzerinde oldugundan Samsun ve Sinop´a hergün ulasim yapilmaktadir. Yakakent´e Alaçam 6 km. Bafra 33 km. Samsun 84 km. uzakliktadir.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLERİ:
Ilçede eski yerlesme izine Pilavtepe tümülüsünde rastlanmistir.

GEZİ ve MESİRE YERLERİ:
Ilçeye 7 km. uzaklikta Samsun- Sinop karayolu üzerinde bulunan Çamgölü mevkii denizin, ormanin iç içe oldugu bir doga harikasidir. Çam agaçlarinin denizle kucaklastigi bu essiz sahil maviyle yesilin en güzel uyumunu yaratmistir. Bu yöre Orman isletme Müdürlügü tarafindan piknik yeri olarak düzenlenmistir. Kozköy mahallesi mevkiindeki sahil seridi ise kumsal ve dogal plaji ile ilçeye ayri bir güzellik katmaktadir.

ŞENLİKLER:
Her yil Belediye tarafindan düzenlenen "Yakakent-Kushimato Kardesligi Deniz Oyunlari Senligi" Temmuz ayinin ikinci veya üçüncü haftalari arasinda uygun bir tarih seçilerek yapilir. Iki gün süren senliklerde müzik, spor yarismalari, deniz oyunlari ve kermes düzenlenir. Yakakent-Kushimato kardesligi adina hazirlanan Türk-Japon kösesi ve su ürünlerini içeren köseler olusturulur. Çesitli ülkelerden gelen folklor ekiplerinin gösterileri de yer alir.

FOLKLORİK DEĞERLERİ:
Ilçe dügünleri oldukça eglenceli geçer. Oyunlar davul ve zurna esliginde oynanir.

YEMEKLERİ:
En önemli yemek içli mantidir Kiymali ve cevizli olarak yapilan manti sarimsakli yogurtla yenir. Ördek ve tavuk etinden tirit de yapilir.

 


AMASYA´NIN İLÇELERİ

GÖYNÜCEK

Tarihçe
Göynücek İlçesinin tarihi, m.ö.5000 (Kalkolotik - Erken Tunç) yıllarına kadar uzanmaktadır. 1922’de ilçe olmuş, ancak 1926 yılında bucak yapılarak il merkezine bağlanmış, 1954 yılında tekrar ilçe haline getirilmiştir.

 

Coğrafi Yapı ve Ulaşım
İlçe Çekerek ırmağı vadisinde ve ilin güney batı yönünde kurulmuş olup, doğuda Tokat’ın Zile ilçesi (38 km), batıda Çorum’un Ortaköy (30 km) ve Mecitözü (15 km) ilçeleri, Kuzeyde Amasya merkez ilçesi (45 km), güneyde Yozgat’ın Aydıncık ilçesi ile sınırlıdır. Yüzölçümü 579 km² olup, rakımı 450-1100 m arasındadır. İlçe merkezinin Amasya’ya uzaklığı 45 km dir.
İklimi; yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmekte olup, kışları fazla sert geçmemektedir. İlçe bozkırlarla ve fundalıklarla kaplıdır. Yer yer bataklık, orman ve korulara rastlanmaktadır. Yeryüzü şekli oldukça engebeli ve dağlıktır. İlçenin batısında Karadağ, güney ve doğusunda Tekke dağı bulunmaktadır. En önemli akarsuyu Yeşilırmağın kolu olan Çekerek ırmağı ve Çorum ırmağıdır.
İlçeden Şehirlerarası yol geçmemektedir. Amasya yol bağlantısı asfalttır. İlçenin köyleriyle ve Çorum ili Ortaköy ilçesiyle yol bağlantıları vardır.

 

 

Nüfus ve İdari Yapı

İlçenin toplam nüfusu 17614, merkez nüfusu 2776 dır. Kilometrekareye 33 kişi düşmektedir. 4 Mart 1954 tarih ve 6324 Sayılı Yasa ile İlçe haline getirilmiştir. İlçede Damlaçimen ve Gediksaray Beldeleri ve 36 köy bulunmaktadır. İlçe merkezinde Cumhuriyet, Merkez ve Yeni Mahalle olmak üzere üç mahallesi bulunmaktadır.


Belde ve Köy Nüfusları

Belde-Köy Adı

Nüfusu

Alan

2039

Ardıçpınar

141

Asar

93

Bekdemir

195

Beşiktepe

213

Çamurlu

37

Çayan

73

Çulpara

228

Damlaçimen Beldesi

1852

Gökçeli

81

Hasanbey

443

Ilısu

742

Karaşar

865   

Karayakup

719

Kavaklı

96

Kertme

197

Kervansaray

499

Kışlabey

348

Koyuncu

73

Pempeli

126

Sığırçayı

365

Şarklı

304

Şeyoğlu

201

Yassıkışla

220

Gediksaray Beldesi

2110

Abacı

71

Ayvalıpınar

445

Başpınar

215

Çaykışla

172

Davutevi

220

Gafarlı

182

Harmancık

113

İkizyaka

279

Konuralan

88

Şeyler

283

Tencirli

220

Terziköy

218

Yeniköy

72

Toplam

17.614

 


Ekonomik ve Sosyal Durum
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olmakla birlikte sanayisi yok denecek kadar azdır. İlçede Küçük Sanayi Sitesi Kurulma aşamasında olup, arsası alınmıştır. Tarım arazisi 220.200 dekardır. Bunun 59.200 dekarı sulu, 161.000. dekarı kıraçtır. Ancak Geldingen Ovası Sulama Projesi’nin faaliyete geçmesi ile ilçenin sulu tarım arazisinde artma beklenmektedir. Başlıca tarım ürünleri buğday, ay çiçeği, şeker pancarı ve soğandır. İlçe ekonomisinin diğer önemli gelir kaynağı hayvancılık olup 8850 küçükbaş, 11105 büyükbaş hayvan bulunmaktadır.

İlçede içme suyu sıkıntısı çekilmemektedir. Ayrıca böbrek taşlarını ve idrar yolları iltihabını döktüğü söylenilen şifalı suyu bulunmaktadır. Şifalı su çıkış yeri dağda olmasına rağmen ilçenin içerisine kadar borularla getirilmiştir.

Yöremizde en çok tahıl, sebze, ay çiçeği ve haşhaş üretimi yapıldığı için, yemeklerimiz et ve sebze ağırlıklıdır. Yöreye has tarhana çorbası, bulgur pilavı, keşkek, yarma çorbası, baklalı dolma, haşhaş çöreği çokça yapılan yemeklerdendir.

İlçe merkezinde Türk kültürünün değişik folklorik özelliklerini görebilmek mümkündür. Özellikle Ardıçpanır, Davutevi ve Ilısu Köyleri folklor geleneğini yaşatmaktadır. Merkezde ve köyde yapılan düğünlerde, geleneksel köy düğün adetleri sürdürülmektedir. Düğünler cuma günü öğle sonu başlayıp, pazar günü öğle sonu bitmektedir. Düğünlerde değişik yörelerin değişik oyunları ile Amasya yöresinin oyunları oynanmaktadır. Bunlardan bazıları; Sinsin, Fanzara, Hoşbilezik, Ters Halay, Yerleme, Topalkız, Mektepli, Noktalı, Mahirçavuş, Temirağa, Samah vb.dir.

Eğitim, Kültür ve Sağlık
İlçemiz merkezinde çok Proğramlı lise, Atatürk İlköğretim Okulu,70 Yıl Sağlık Meslek Lisesi ve Yatılı İlköğretim Bölge Okulu olmak üzere dört okul mevcuttur ve eğitime yeterlidir. Halkın yüzde doksanı okur yazar durumdadır.

Göynücek İlçesinde kültür eskiden devam eden örf ve adetlerle yürümektedir.

İlçe merkezinde 1 Çok Proğramlı Lise, 1 Sağlık Meslek Lisesi, 1 Yatılı Bölge İlköğretim Okulu, 1 İlköğretim okulu ile kasaba ve köylerde 10 İlköğretim okulunda toplam 113 derslikte öğrenim görülmektedir.

İlçe merkezi ile Gediksaray ve Damlaçimen kasabalarında Sağlık Ocağı, Alan, Sığırçayı, Kertme, Asar, Başpınar, Ayvalıpınar, İkizyaka, Terziköy, Karaşar ve Ilısu köylerinde sağlık evi bulunmaktadır.

Turistik yer ve sit alanı yoktur. Tarihi eser kalıntısı olarak ilçemiz Gökçeli köyü yakınında ki kale yıkıntısı vardır. İlçede turizm hareketi yoktur

Tarihi Değerler
Gökçeli Kalesi

Göynücek İlçesi’nin 8 km kuzeybatısında, Gökçeli Köyü’nün yaklaşık bir km. kuzeydoğusundaki kayalık üzerinde, Çekerek Vadisi’ne hakim bir mevkiide yer almaktadır. Romalılar döneminde garnizon olarak kullanılmış olup çok sayıda basamaklı (krepisli) bir tünele sahiptir. Kalenin değişik kesimlerinde kayalara oyulmuş dehlizler mevcuttur.

 

GÜMÜŞHACIKÖY

 

Tarihçe
İlçe merkezi 1891 yılına kadar Gümüş’e ait ve “HACIKÖYÜ” adıyla anılan bir bucak iken, 1890 yılında belediye 1892 yılında ilçe merkezi olmuş ve GÜMÜŞHACIKÖY adıyla anılmaya başlanmıştır.

 

 

Coğrafi Yapı ve Ulaşım
İlçenin yüzölçümü 653 km², rakımı 810 metredir. Amasya’ya 70 km., Merzifon’a 18 km, Hamamözü’ne 23 km ve Osmancık’a 35 km uzaklıktadır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ilçe merkezinde ılıman ve yağışlı, yüksek kesimlerde soğuk ve kar yağışlı olarak geçer.

İlçe Merkezi Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesini İstanbul’a bağlayan Devlet karayolu üzerinde kuruludur.

Nüfus ve İdari Yapı

2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre Gümüşhacıköy ilçe merkezi nüfusu 14.057, Belde ve köyler 15,718 olmak üzere toplam 29.795 nüfus mevcuttur.

İlçeye bağlı 42 köy, İlçe merkezinde altı ve Gümüş beldesinde altı mahalle mevcuttur.

Belde ve Köy Nüfusları

Belde-Köy Adı

Nüfusu

Gümüş Beldesi

2216

Akpınar

28

Alören

137

Bacakoğlu

286

Bademli

365

Balıklı

138

Beden

285

Çal

548

Çavuş köy

117

Çetmi

782

Çiftçioğlu

180

Çitlibağlıca

290

Derbentobruğu

370

Doluca

360

Dumanlı

408

Eslemez

201

Güplüce

423

Güllüce

50

Güvenözü

28

İmirler

346

Kağnıcı

796

Karaali

58

Karacaören

430

Karakaya

76

Keçiköy

654

Kılıçaslan

63

Kırca

406

Kızık

276

Kızılca

396

Kiziroğlu

370

Koltuk

175

Konuktepe

154

Korkut

651

Köseler

523

Kutluca

352

Kuzalan

376

Ovabaşı

437

Pusacık

501

Sallar

318

Saraycık

412

Sarayözü

363

Sekü

165

Yazıyeri

228

Toplam

15718

 

Ekonomik ve Sosyal Durum

İlçe Merkezi Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesini İstanbul’a bağlayan Devlet karayolu üzerinde kurulu olmakla birlikte ekonomik hayat canlı değildir.

İlçe ekonomisi büyük oranda tarıma dayanmaktadır. Tarım alanları 14,750 hektar olup bunun 6,300 (% 43’ü) hektarı İlçede bulunan Balıklı, İmirler ve Çitlibağlıca sulama göletleri ile sulanabilmektedir. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, yulaf ve mercimek ile şeker pancarı, tütün, soğan ve haşhaş’tır. Tütün ve şeker pancarında kota uygulaması nedeniyle, alternatif tarım olarak seracılık, kültür böğürtleni, ahududu ve meyvecilik üretimi artmıştır. 2004 yılı verilerine göre 14840 adet büyükbaş ve 19620 adet küçükbaş hayvan mevcuttur.

İlçede 164 kişinin istihdam edildiği TEKEL Yaprak Tütün İşletmesi, 3 adet un fabrikası ve yeni faaliyete başlamış 1 adet tekstil atölyesi bulunmaktadır.

İlçe Merkezinde içme suyu ve kanalizasyon yeterli olup, ilçe merkezinden geçen dere ıslahı çalışmaları devam etmektedir. Bağlı belde ve köylerde elektrik, su ve telefon yeterli olup, tüm köy yolları asfaltlanmıştır.

Eğitim, Kültür ve Sağlık
İlçe merkezinde 1 Genel Lise, 1 Çok Programlı Lise (bünyesinde kız meslek lisesi), 1 İmam Hatip Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi ve Anadolu Lisesi olmak üzere toplam 5 lise, 8 ilköğretim okulu ve köylerde 9 birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okulu vardır. Bu okullarda toplam 4,320 öğrenci mevcuttur.

İlçe merkezinde 50 yataklı Devlet Hastahanesi ve bir sağlık ocağı, Gümüş beldesinde ve Saraycık köyünde birer Sağlık Ocağı bulunmaktadır.

Tarihi Değerler

Yörgüç Paşa Camii

Gümüş Beldesi merkezindedir.1429 yılında Yörgüç Paşa tarafından yaptırılmıştır. İlk yapılışı yarı ahşap olduğu bilinen yapı 1560 yılında yeniden ve kârgir olarak inşa edilmiştir. Yörgüç Paşa Vakfından olan cami zaman içerisinde bir çok tamirat görmüş 1939’da meydana gelen depremde gördüğü hasar üzerine 1946 da yeniden yapılmıştır.

Boyuna dikdörtgen plan şemasına sahiptir. İç mekan dört dikdörtgen ayak üzerinde, orta bölümde arka arkaya üç kubbe, yanlarda tonoz örtülüdür. Beden duvarları yarı hizaya kadar derzli moloz taştan ve yukarı kısımları sıvalı ve kirpi saçaklıdır. Cami giriş cephesi altı sütunlu, beş kemerli, ahşap kiriş üzerine düz ahşap tavanla örtülüdür.

Avluda yer alan şadırvan ise üzerinde bulunan bir kayıtta 1903 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Maden Camii

Gümüşhacıköy İlçesi Gümüş Beldesi’ndedir. 1800’lü yıllarda kilise olarak yaptırılmış daha sonraları camiye çevrilmiştir .Doğu-batı yönünde tümüyle dikdörtgen planlıdır. İç mekan üç sahına bölünmüş olup; ahşap süslemelerinin tümü, kiliseden çevrilen caminin orijinal süslemeleridir.

Cephe duvarlarının köşeleri silme taş, beden duvarları normal taş örgülüdür. Son cemaat yeri, batıdadır. Dört sütun üzerine oturan üç adet kubbeyle örtülüdür. Ana mekanın çatkısı ise alaturka kiremitle kaplı olup üç sıra kirpi saçaklıdır.

Haliliye Medresesi

Gümüşhacıköy İlçesi, Gümüş Beldesi’nde yer almaktadır. Çelebi Sultan Mahmed’ in Gümüş Madeni Emirliği’ne tayin ettiği Halil Paşa tarafından 1415 yılında yaptırılmıştır. Dikdörtgen avlunun etrafını ahşap ve sivri kemerli, düz tavanlı revaklar çevirmekte olup, arka kısımlarda medrese odaları ve dershaneler sıralanmaktadır.

Gümüşhacıköy Bedesteni

İlçe merkezinde, Köprülü Camiinin güneyinde yer alır. Köprülü Mehmet Paşa tarafından 1660 yılında kendi adına camiinin külliyesi olarak yaptırılmıştır. Doğu-batı yönünde ince uzun dikdörtgen planlıdır. Dört kapılı yapının özellikle meydana bakan kapısı diğerlerine göre daha özenli olup üzerine 1900 yılında Yanyalı Mustafa Paşa’nın oğlu Ali Rıza Bey tarafından saat kulesi ilave edilmiştir.

Arada uzun dikdörtgen iki yanına sıralanmış beşik tonoz örtülü dükkanlardan oluşmaktadır. Avluya bakan cepheler her bölümü oluşturan yüksek sivri kemerler ve bunların aralarındaki payandalarla süslüdür.Üst kısımda cephe boyunca payandaların çevresini de dolaşarak uzanan derin silmeler iç mekana ayrı bir görünüm ve hareket kazandırmıştır.

Zamanla yapılan restorasyonlar sonucu kısmen değişikliğe uğrayan bedestenin giriş kapılarındaki kırmızı-beyaz kemer örgüsü dikkat çekmekte olup yapıya ayrıca renk katmıştır.1900’lerde yapılan saat kulesinin yıkılması üzerine yerine bugünkü kulelerin yapıldığı bilinmektedir.

HAMAMÖZÜ

 

Tarihçe
Hamamözü 1887 yılında Gümüşhacıköy İlçesine bağlı 60 hanelik bir köy iken, 1910 yılında bucak merkezi olmuş, 1972 yılında belediye teşkilatı, 05 Ağustos 1991 tarihinde de ilçe teşkilatı kurulmuştur.

 

 

Coğrafi Yapı ve Ulaşım
İlçe ilin batı yönünde kurulmuş olup, doğuda Gümüşhacıköy ilçesi (23 km), batıda Çorum’un Osmancık ilçesi,  güneyde Çorum ili (45 km) ve Çorum´un Laçin ilçesi (12 km), kuzeyde Gümüşhacıköy ilçesi ve Çorum’un Osmancık ilçesi ile sınırlıdır. Yüzölçümü 201 km² olup, rakımı 690 m´dir. İlçe merkezinin Amasya’ya uzaklığı 95 km dir.

İlçe İç Anadolu karasal iklimi ile Karadeniz Bölgesi iklimi arasında kaldığından geçiş iklim özelliklerine sahiptir. Yazları sıcak ve kurak, kış ayları soğuk olup, kış ve ilkbahar ayları yağışlıdır.

İlçenin toplam arazi miktarı 131.227 dekardır. Tarım arazileri toplam arazinin %45.2’si (59.357 dekar), Orman sahaları %32 (42.000 dekar), mera ve otlak sahalar %13.2 (17.300 dekar)’dır.

Nüfus ve İdari Yapı

2000 Yılı Genel Nüfus Sayımında ilçe merkezi 1.511 ve köyler 4.650 olmak üzere toplam 6,161 nüfus mevcuttur.  Bir önceki nüfus sayımına göre ilçe merkezinin nüfusunda %0,9 oranında, köylerin nüfusunda ise %13 oranında olmak üzere genel olarak toplam %12.8´lik bir azalma meydana gelmiştir.

İlçeye bağlı 19 köy ve ilçe merkezinde 4 mahalle bulunmaktadır. İlçeye bağlı bir tek merkez ilçe belediyesi bulunmaktadır. İki köy (Arpadere Köyü, Aşağıovacık Köyü) dışında diğer köylerin yerleşimi toplu haldedir.

Köy Nüfusları

Köy Adı

Nüfusu

Alan

395

Arpadere

474

Aşağıovacık

221

Çayköy

221

Damladere

322

Dedeköy

157

Göçeri

162

Gölköy

706

Hıdırlar

66

Kızılcaören

341

Mağaraobruğu

81

Omarca

84

Sarayözü

546

Tepeköy

101

Tekçam

29

Tutkunlar

-

Yemişen

267

Yeniköy

237

Yukarıovacık

240

Toplam

4.650

 

Ekonomik ve Sosyal Durum
İlçede ekonomik hayat canlı değildir. İlçe halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. İlçe merkezinde kaplıcadan dolayı oluşan turizm geliri, İlçe ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Genç nüfus genellikle büyük şehirlere çalışmak için gitmektedir.

Tarım alanları 59,357 dekar olup, bunun 12,108 dekar (%20,4 ü) İlçede bulunan Yeniköy sulama göleti ile sulanmaktadır. Başlıca tarım ürünleri; buğday, arpa, fiğ, kuru fasulye, nohut, tütün, şeker pancarı ve haşhaştır. Ayrıca bahçe sebzeciliği ve meyvecilikde yapılmaktadır. Yapılan sebzeciliğin ticarete dönüştürülmesi ve gelir elde edilebilmesi için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından seracılık ve ceviz fidancılığı faaliyetleri sürdürülmektedir.

İlçede Sanayi tesisi bulunmamaktadır. Ancak Belediye ye bağlı Arkutbey kaplıcaları ile İller Bankası katkısıyla yapılan Termal Tesisi (üç yıldızlı) sayesinde iç turizm artmakta ve özellikle yaz aylarında pansiyonculuk gelişmektedir.

İlçe merkezinin kanalizasyon ve içme suyu sorunu çözülmüştür. Arpadere ve Damladere köylerinde içme suyu şebekesi yetersiz olup, Arpadere ve Mağaraobruğu köylerinde içme suyu şebekesi yoktur. Köylerin %50’sinde kanalizasyon sorunu çözülmüştür. Tüm köy yolları asfaltlanmıştır.

Eğitim, Kültür ve Sağlık

İlçe merkezinde ve köylerinde eğitim Cumhuriyet döneminde başlamıştır. Okuma yazma oranı %99 dur.

İlçe merkezinde 2 İlköğretim okulu ve 1 Çok Programlı Lise, İlçeye bağlı 3 köyde birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okulu bulunmaktadır.

İlçe merkezinde Kapalı Spor Salonu ve açık futbol sahası ile 1 Sağlık ocağı ve 2 köyde sağlık evi bulunmaktadır.

İlçede dinlenme ve mesire yeri olarak, Omarca çamlığı, Kaymakamlığımızca yaptırılan Aile Parkı ve İlçe Belediyesince düzenlenen Kuş tepesi ve Kurban tepesi bulunmaktadır.

İlçenin yetiştirmiş olduğu ve milli formayı 175 defa giyerek başarılması güç bir rekorun sahibi olan Hamit KAPLAN, serbest ve greko-romen dallarında dünya ve olimpiyat şampiyonluklarıyla birlikte karakucak güreşlerinde de defalarca birincilik kürsüsüne çıkmayı başarmıştır. Hamit Kaplan, aynı zamanda olimpiyatlarda üst üste üç kez 1956’da altın, 1960 da gümüş, 1964’de bronz madalya almıştır.

İlçe Belediyesince her yıl geleneksel olarak ata sporumuz olan güreşin gelişmesine katkıda bulunmak, ilçe halkının çevre il ve ilçe insanları ile kaynaşmasını sağlamak ve ilçenin ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla Hamit Kaplan - Adil Candemir Karakucak Güreşleri ile Kültür Etkinlikleri düzenlenmektedir.

İlçede bulunan Arkutbey Kaplıcaları ve Gimpaş Termal Tesisleri’ nin suyunun şifalı olması sebebiyle çevre illerden büyük ilgi görmektedir.

 

 

MERZİFON

Tarihçe

Merzifon Bölgesi, M.Ö. 533 yılında Perslerin , M.Ö. 334 yılında Büyük İskender’in , M.Ö. 29 yılında Roma İmparatorluğu’nun, Roma İmparatorluğu ikiye bölündükten sonra Bizans İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiş, 1071 yılında Anadolu’yu fetheden Türklerden İl Tekin Gazi tarafından Türk topraklarına katılmış; önce Danişmentlilerce yönetilmiş, sonra II. Kılıç Arslan zamanında 1174 yılında Anadolu Selçuklu Devleti’nin egemenliğine girmiştir. Daha sonra İlhanlıların ve Eretnaoğulları’nın egemenliğinde kalan Merzifon 1393 yılında Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı Devleti’nin topraklarına katılmış, bu tarihten beri de Amasya Vilayetine bağlı Kaza Merkezi olmuş, 1884 yılında da Belediye teşkilatı kurulmuştur.

Osmanlı Devleti Sadrazamlarından Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Merzifon’un Marınca köyünden olup, mağlubiyetle sonuçlanan Viyana Kuşatmasının komutanıdır (1683).

Coğrafi Yapı ve Ulaşım

İlçenin yüzölçümü 971 km², İlçe Merkezi rakımı 700 metre, en yüksek noktası 1.900 metre, Amasya’ya 47 km., Çorum’a 67 km., Samsun’a 115 km., Ankara´ya 310 km. ve İstanbul’a 625 km. uzaklıktadır. İlçede Karadeniz ikliminden karasal iklime geçiş özellikleri taşıyan iklim hüküm sürmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları karasal iklime göre az soğuk, az yağışlıdır. Yıllık yağış miktarı 304 mm3’dür.

İlçe merkezi ile köylere bağlantı sağlayan köy yollarının toplam uzunluğu 306,5 km. olup, bunun 35 km.’si stabilize ve 271,5 km.’si ise asfalttır.

İlçenin, Karadeniz Bölgeleri ve Doğu Anadolu – Ankara – İstanbul yol güzergahı ve kavşakları, İran – Erzurum – İstanbul yolu güzergahında ve Ankara yolu kavşağında bulunması ilçeye karayolu ile ulaşımı kolaylaştırmaktadır.

Nüfus ve İdari Yapı

İlçenin 2000 Genel Nüfus sayımı sonuçlarına nüfusu; Merkezde 45.613, Kasaba ve Köylerde; 21.668 olmak üzere toplam 67.281’dir.

İlçeye bağlı 1 belde (Kayadüzü Beldesi) ve 66 Köy vardır.

Belde ve Köy Nüfusları

Belde-Köy Adı

Nüfusu

 

Belde-Köy Adı

Nüfusu

Kayadüzü  Kasabası

2160

 

İnalanı

86

Akören

758

 

Karşıyaka

664

Aşağıbük   

18

 

Karamağra

296

Aksungur   

222

 

K.Mustafa Paşa

493

Akpınar      

413

 

Kıreymir

153

Alişar         

485

 

Kamışlı

526

Aktarla       

178

 

Kuyu

38

Alıcık         

647

 

Kızıleğrek

571

Bayat         

108

 

Karatepe

321

Bahçecik    

407

 

Koç

127

Balgöze     

368

 

Küçükçay

210

Bayazıt       

111

 

Karacakaya

273

Bulak         

537

 

Mahmutlu

130

Büyükçay    

341

 

Ortabük

62

Çavundur     

407

 

Osmanoğlu

70

Çobanören   

279

 

Ortaova

643

Çayır            

40

 

Oymak

78

Çamlıca

224

 

Oymaağaç

268

Çaybaşı

827

 

Pekmezci

108

Çayırözü

209

 

Sarı

465

Derealan

97

 

Sarıbuğday

465

Diphacı

496

 

Saraycık

146

Demirpınar

110

 

Şeyhyeni

123

Esentepe

98

 

Sazlıca

190

Eymir

484

 

Uzunyazı

128

Elmayolu

239

 

Yakacık

1048

Gelinsini

22

 

Yukarıbük

165

Gökçebağ

499

 

Yolüstü

381

Gümüştepe

424

 

Yalnız

221

Hırka

369

 

Yenice

86

Hacıyakup

159

 

Yakup

497

Han

363

 

Yeşilören

219

Hacet

28

 

Türkoğlu

38

Hayrettin

252

 

Toplam

21.668

 

Eğitim, Kültür ve Sağlık

İlçede 1 Meslek Yüksek Okulu, Anadolu Lisesi, Genel Lise, Ticaret Meslek Lisesi, Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi ve bir Özel Kolej bulunmaktadır. Ayrıca 38 İlköğretim Okulu, Halk Eğitim ve Çıraklık Eğitim Merkezi bulunmaktadır.

İlçe merkezinde 5.000 kişilik tribüne sahip futbol sahası, 750 kişilik tribüne sahip kapalı spor salonu, Anadolu Lisesine ait yeni yapılmakta olan 350 kişi tribünlü kapalı spor salonu, Genel Lise ve Ticaret Lisesine ait küçük çaplı kapalı spor salonları vardır.

İlçede 200 yataklı Devlet Hastanesi, 100 yataklı Hava Hastanesi, Verem Savaş Dispanseri, 4´ü merkezde olmak üzere 8 Sağlık Ocağı ve 8 Sağlık Evi vardır. Hava Hastanesinde görev yapan Askeri Hekimler dışında, İlçede toplam 68 hekim olup; bunlardan 34’ü uzman hekimdir.

Tarihi Değerler

 

Çelebi Mehmet (Medrese Önü) Camii

Merzifon Cumhuriyet Caddesi ile Camii Cedit Mahallesi’nde, aynı addaki medresenin yanındadır. 1427’de Çelebi Mehmed’in oğlu Sultan II. Murat tarafından yaptırılmıştır.

Dikdörtgen plân şemasına sahiptir. Üzeri ahşap tavanlı ve kiremit örtülüdür. Üst örtüyü iç mekanda iki sıra halinde konmuş ahşap direkler taşımaktadır. Direklerin üzerindeki kalın ağaç kirişler bütün tavanın mihrap duvarın dikey olarak üç bölüme ayırır. Caminin, birisi kuzeyde diğer ikisi doğu ve batı kenarlarda olan üç kapısı bulunmaktadır. Bunlardan doğu kenardaki kapının kanatları ahşap oymacılığı bakımından oldukça güzeldir.

Caminin bütün tavanı, Merzifon’daki diğer ahşap tavanlı camilerde olduğu gibi aşı boyaları ile bezemeliyken yapılan tamirlerde tavan değiştirildiğinden sadece eski kirişler üzerinde pek az süsleme örneği kalmıştır.

Sofular Camii

Merzifon Sofular Mahallesi’ndedir. Cami, Türbe ve çeşmeden ibarettir. Yapılış tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur, ancak yapı üslubu bakımından 15. yüzyıl sonu ve 16. yüzyılın başlarında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Tek kubbeli mescitlerden olan eserin plânı, kuzeydeki üç bölümlü son cemaat yeri ile birlikte dikdörtgen plan meydana getirmektedir. Kare plândaki ibadet mekânının duvarları bir sıra kesme taş, arası üç dört sıra tuğla dizisiyle almaşık teknikte yapılmış olup kubbe kasnağı dahil örtüye kadar aynı sistemde bezenmiştir. Gerek beden duvarları gerekse kubbe kasnağı kirpi saçakla sonuçlanır. Tamamına yakın kısmı yıkılmış iken Vakıflar Genel Müdürlüğünce aslına uygun olarak yeniden restore edilen caminin, kuzey batı köşesinde silindirik tuğla gövdeli minaresinin sadece alt kısmı orijinaldir.

Bozacı Camii

Merzifon İlçesi Gazi Mahbup Mahallesi’nde, Ekin Pazarı denilen yerdedir. Tek kubbeli mescidin 15.- 16. yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilmektedir.

Kesme taştan yapılmış beden duvarları, sekizgen kasnaklı ve kiremitle örtülü kubbesi, üç kemerli ve kubbeli son cemaat yeri ile bu yüzyılın tipik eserleri arasında yer almaktadır.

Kara Mustafa Paşa Camii

1666 tarihinde yapılmıştır. Tümüyle dikdörtgen plânda olan asıl ibadet mekânı iki bölümden oluşmuştur. Tek kubbeli ana bölüme, kuzeyde kubbe ağırlığı, üç kemer ve iki paye üzerine bindirilmiş, böylece kuzey duvarı geriye alınarak, mekan boyuna olarak genişletilmiştir. Payeler arasında kalan kısımlardan orta bölüm yarım kubbeli büyük bir niş halinde, yanlar ise birer küçük kubbe ile örtülerek, esas ibadet mekânı ile birleştirilmiştir. Orta kısımdaki nişin yüksekliği yanlara göre daha yüksek tutulmuş ve tek düzelik ortadan kaldırılarak iç mekana değişik bir görünüm getirilmiştir. Asıl ibadet mekanının üzerini örten büyük kubbenin geçişi köşe trompları ile sağlanmıştır.

Dış cephesi, tamamıyla kesme taştan yapılmıştır. İbadet mekanının üzeri büyükçe bir kubbe ile örtülüdür. Sekizgen kubbe kasnağının köşe boşlukları yine sekizgen ağırlık kuleleri ile desteklenmiş ve estetik açıdan bir bütünlük sağlanmıştır.

1900’lü yıllarda sekizgen planda yapılan şadırvanın kalem işi süslemeleri Zileli Emin tarafından yapılmış olup, süslemelerde eski İstanbul tanımlanmıştır.

Çelebi Mehmed Medresesi ve Saat Kulesi

Yıldırım Bayezid’in oğlu Çelebi Mehmed tarafından 1414 yılında yaptırılmıştır.

Selçuklu Medrese mimarisinde olduğu gibi dört eyvanlı ve kare plânlı olarak yaptırılmıştır. Giriş kapısı üzerinde yer alan Saat Kulesi ise Amasya Mutasarrıfı Ziya Paşa tarafından 1865 yılında ilave ettirilmiştir.

Merzifon Bedesteni

Merzifon ilçe merkezinde, Gazi Mahbup Mahallesi’ndedir. Kara Mustafa Paşa Cami’nin hemen doğusunda yer alır. Dikdörtgen planlıdır. Kara Mustafa Paşa Vakfından olup 17. yüzyılda yapılmıştır.

İç mekanda kalın payeleri birleştiren büyük sivri kemerler, dokuz adet kubbeden oluşan üst örtüyü taşımaktadır. Dıştan yapı; bir sıra kesme taş, üç sıra tuğladan oluşan beden duvarlarına sahiptir. Ancak her cephenin orta kesiminde kesme taştan dışa doğru çıkıntı yapmış tonoz örtülü dört adet giriş kapısı mevcuttur. Bu kapılar arasında Bedesteni çevreleyen arasta bulunmaktadır. Üst örtüsü dıştan hemen her bedestende olduğu gibi sekizgen kasnaklı kirpi saçaklı kubbelerle örtülüdür.

XVII. yüzyılda Kara Mustafa Paşa ile altın yıllarını yaşayan Merzifon’un o dönemlerde şehrin çekirdeğini teşkil eden yapılardan birisi olan bedesten, bugün de ticari hayatın odak noktası konumundadır.

Merzifon Taşhanı

Merzifon İlçesi’nde, Bedesten ile karşı karşıya bulunan Taş Han, tipik Osmanlı şehir hanlarından biri olup yapı tekniği ve işçilik itibariyle 17. y.y. karakterini göstermektedir.

Duvarları kesme taş, arasında tuğla hasıllıdır. Dikdörtgen planlı olup iki katlıdır. Yuvarlak kemerli kapısı güney yüzündedir. Avlu kalın kesme taş sütunlu revaklarla çevrilidir. Kuzey cephede revakların önüne yapılmış olan yan yana iki zarif çeşme hanın içine ayrı bir güzellik katmaktadır.

Paşa Hamamı

Merzifon İlçesindedir.Sadrazam Karamustafa Paşa tarafından 1678 yılında yaptırılmış olup, Osmanlı hamam kültürü mimari öğelerinin güzel örneklerinden biridir. Kubbeli soyunmalığı, uzun dikdörtgen şekilli soğukluğu ve sekizgen kasnak üzeri sıcaklığı, kubbe ile örtülüdür.

SULUOVA

 

Tarihçe

Miladın ilk yıllarında “Arguma” (Sulakyurt) adıyla anılan bölge 1902 yılında “Suluca” ismiyle bucak olur. 1946 yılında “Suluova” ismini almıştır.

Suluova’nın tarihi M.Ö. 2000’li yıllara dayanmaktadır. “Doğukent” mahallesinde bulunan Kumbettepe’ de yapılan kazılarda çıkan envantere göre ilçe tarihi, kalkolotik çağ ve Hititler devrine kadar uzanmaktadır.

Selçuklular döneminde Türk idaresine (egemenliğine) girmiştir.1386 yılında Osmanlı idaresine geçmiştir.

Zengin bir linyit kaynağına sahip ilçe merkezi 1954 yılında Şeker Fabrikasının kurulması ile hızlı bir gelişme göstermiştir. Suluova 1957 yılında ilçe olmuştur.

Coğrafi Yapı ve Ulaşım

Orta Karadeniz Bölgesinin iç kısmında yer alan Suluova, Amasya’nın 25 km batısındadır. İlçenin yüz ölçümü 516 km², rakımı 510 metredir. Akdağ, ilçenin en yüksek dağı olup yüksekliği 2.064 m. dir. Suluova’nın batısı Merzifon ovası ile bağlantılıdır.

Suluova, İç Anadolu karasal iklimi ile Karadeniz iklimi arasında kaldığından geçiş iklimi özelliğine sahiptir.

Tersakan Çayı ilçenin en önemli akarsuyudur.

Çevrenin en büyük sulama barajı olan Yedikır Göleti 60 milyon m³ hacimlidir. Gölet, aynı zamanda Yedi Kuğular Kuş cenneti adıyla koruma altına alınmıştır.

Derinöz Barajı; ilçenin doğu kısmında Derinöz deresi üzerinde kurulmuş sulama amaçlı suni bir gölettir.

İlçe Sivas-Samsun karayolu ve demiryolu üzerindedir. Kara ve demiryolları ile yurdun her tarafına bağlantılıdır. İlçemiz Amasya´ya 24 km., Merzifon´a 18 km., Samsun´a 100 km., Ankara´ya 335 km. uzaklıktadır.

İlçe sınırları dahilinde 2 adet tren istasyonu vardır. Bunlardan birisi şehir merkezinde, diğeri Hacı bayram mahallesindedir.

Köy yollarının büyük bir bölümü asfalttır. İlçeye bağlı 38 köy ve 1 kasabanın tamamında yol, su, elektrik ve telefon vardır.

Nüfus ve İdari Yapı

2000 yılı genel Nüfus sayımına göre Suluova’nın nüfusu, ilçe merkezinde 42.715, kasaba ve köylerde 11.408 olmak üzere toplam 54.123’tür.

İlçeye bağlı bir belde (Eraslan Beldesi) ve 38 köy bulunmaktadır. İlçe merkezinde 20 mahalle vardır. Köylerin 2/3’ ü ova köyü, 1/3’ü ise orman ve dağ köyüdür. Köylerin yerleşimi topludur.

Belde ve Köy Nüfusları

Belde-Köy Adı

Nüfusu

 

Belde-Köy Adı

Nüfusu

Eraslan Beldesi

2.001

 

Kerimoğlu Köyü

217

Akören Köyü

687

 

Kılıçarslan Köyü

211

Alabedir Köyü

75

 

Kıranbaşalan Köyü

41

Arucak Köyü

376

 

Kolay Köyü

786

Ayrancı Köyü

242

 

Kulu Köyü

123

A.Karasu Köyü

123

 

Kurnaz Köyü

472

Bayırlı  Köyü

515

 

Kutlu Köyü

16

Boyalı Köyü

224

 

Kuzalan Köyü

50

Cürlü Köyü

371

 

Küpeli Köyü

65

Çayüstü Köyü

252

 

Oğulbağı Köyü

410

Çukurören  Köyü

100

 

Ortayazı Köyü

289

Dereköy

364

 

Saluca Köyü

452

Derebaşalan Köyü

304

 

Saygılı Köyü

306

Deveci Köyü

285

 

Seyfe Köyü

52

Eğribük Köyü

91

 

Soku Köyü

135

Harmanağılı Köyü

130

 

Taşlıyurt Köyü

76

Kanatpınar Köyü

198

 

Uzunoba Köyü

376

Kapancıağılı Köyü

335

 

Yolpınar Köyü

349

Karaağaç Köyü

122

 

Yüzbey  Köyü

354

Kazanlı Köyü

117

 

Toplam

13.409

 

Ekonomik ve Sosyal Durum

İlçe ekonomisi, madencilik, hayvancılık, tarım, sanayi ve ticarete dayanmaktadır.

1954 yılında kurulan Şeker Fabrikası, 1957 yılında ilçe olmasına ve kısa bir süre içerisinde çok yoğun göç almasına neden olmuştur.

İlçe linyit kömürü yatakları açısından oldukça zengin bir rezerve sahiptir. İlçe sınırları içerisinde Amasya İl Özel İdaresi tarafından işletilmekte olan Eski Çeltek Kömür İşletmesi ile birlikte iki tane de özel kömür işletmesi faaliyetini sürdürmektedir.

İlçe de 274.280 dekar tarım arazisi bulunmaktadır.

Ayrıca Harmanağılı, Yolpınar, Uzunoba, Kurnaz, Boyalı Köylerinde meyve üreticiliği (kiraz, şeftali, elma) önemli boyutlardadır.

İlçede hayvancılık oldukça gelişmiş bir sektördür.

Organize Besi Sanayi Bölgesi: Suluova 30 bin büyükbaş hayvan ile ülkemizin en önemli merkezlerindendir.

2004 yılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yatırım programına alınan projenin ÇED raporları ve jeolojik ETÜD raporları tamamlanmıştır.

Organize Sanayi Bölgesi: 5084 Sayılı Teşvik Yasasından yöremizin yararlanabilmesi için 2005 yılı yatırım programına bir an önce alınması gerekmektedir.

İlçe merkezindeki Şeker Fabrikasında yılda 800 bin ton Şeker pancarı işlenerek yaklaşık 100 bin ton kristal şeker üretimi yapılmaktadır.

Şeker Fabrikası içindeki Etil Alkol Fabrikası 1996 yılından beri üretime devam etmektedir. Et ve Balık A.Ş, 1995 yılında özelleştirilerek Amasya Pancar Ekiciler Kooperatifine satılmıştır.

İlçede tarım sanayinin gelişmesine paralel olarak ticaret de hızlı bir gelişme kaydetmiştir.

Bunlar dışında ilçede Pan Tohum Islah ve Üretme A.Ş, 1 Traktör Kabin Sanayi, 4 Un ve Yem Fabrikası, 1 Mermer Fabrikası, 2 Tekstil Fabrikası ve 1 plastik fabrikası (İnşaatına devam edilen teşvik işletmeleri) ilçenin en önemli sanayi kuruluşlarındandır.

Suluova’da tarım oldukça gelişmiş olup, Türkiye ölçütlerine göre makineleşmiş tarım yapılmaktadır. Tersakan Çayı ve Yedikır Barajının suladığı Suluova; her türlü tarım ürününün yetiştirilmesine elverişlidir.

İlçede şeker pancarı ve soğan başta olmak üzere arpa, elit (şeker pancarı tohumu) tohumluk ve slajlık mısır, ayçiçeği, nohut gibi ürünler ticari amaçlı olarak belli oranlarda yetiştirilmektedir.

Yıllık ortalaması 95 bin ton olan soğan üretimi ilçe ekonomisi içinde önemli bir yer tutmaktadır.

Eğitim, Kültür ve Sağlık

İlçede tamamı merkezde olmak üzere 2 genel lise, 1 Anadolu Lisesi, 1 Yabancı Dil Ağırlıklı Süper Lise, 1 Ticaret ve Anadolu Ticaret Meslek Lisesi, 1 Sağlık Meslek Lisesi ve 1 Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi bulunmaktadır.

İlçede yetişkinlerin eğitimi için, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğü, 13 öğretmen ile hizmet vermektedir.

İlçede 1 spor salonu (Mahmut Demir Spor Salonu) ve 1 çim saha bulunmakta olup, altı adet de amatör spor kulübü bulunmaktadır. İlçede yetişen güreşçilerden Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu Milli Güreşçi Mahmut DEMİR Türkiye’nin adını bütün dünyaya duyurmuştur.

İlçede 50 ve 100 yataklı olmak üzere 2 Devlet Hastanesi, 3’ü merkezde olmak üzere 5 Sağlık Ocağı ve 6 Sağlık Evi bulunmaktadır.

İlçede dinlenme ve mesire yeri olarak, Kapaklı Orman Fidanlığı ve Dinlenme Tesisleri, Yedikuğular Kuş Cenneti, Gani Baba Türbe ve Piknik Alanı bulunmaktadır.

Tarihi Değerler

Türbe ve Yatırlar

Bu gün türbe ve yatır olarak kabirleri ziyaret edilen kişiler Suluova tarihinde önemli bir yere sahip olan ve Suluova”ya yerleşimi sağlayan kişilerdir.

Alaflı Dede

Bir Eylül Mahallesi İstasyon bahçesinin üstündeki mezarlıkta bulunmaktadır.

Gökçe Baba

(Delil Baba) Bir Eylül Mahallesi çay bahçesinin güneyinde yolun altında kabri bulunmaktadır.

Erenler Türbesi

Hacı Hayta Mahallesi Erenler mevkiinde bulunmaktadır. Alevi su arkını yaptırmış, vasiyeti gereği halen bu arktan su akıtılmaktadır.

Gani Baba

Horasan”dan Anadolu”ya islamiyeti yaymak için gelen Gazi Derviş Şeyh Abdülgani El Halveti”nin mekanıdır. Saygılı köyünün altında Tersakan çayının kenarındadır. Çevresi piknik alanı olarak düzenlenmiştir.

Avdan Dede

İlçemiz Akdağ mevkiinden Akören köyü koruluğunda ve Eğribük Köyü Erikli Mezrası arasında Avdan Dede mezarı bulunmaktadır.

Seyyid Yahya

Yolpınar köyünün batısında bulunmaktadır. Büyük ulemalardan olan Seyyid Neckettin Yahya Efendi”nin türbesidir. Bu türbelerin ziyaret amaçları çeşitlidir. Dilek tutma vb. nedenlerle buralara gidilmektedir.

TAŞOVA

 

Tarihçe

Taşova tarihi M.Ö. 5000 yıllarına dayanan bir yerleşim birimi olup, Cumhuriyet döneminde (1944 yılına kadar) Tokat İli Erbaa ilçesine bağlı “Yemişen Bükü” köyü iken Bakanlar Kurulunun 04.08.1944 gün ve 4448 sayılı kararı ile ilçe olmuş, 1953 yılında Tokat İlinden ayrılarak Amasya’ya bağlanmıştır

Coğrafi Yapı ve Ulaşım

İlçe, doğuda Koyulhisar´dan başlayarak Reşadiye, Niksar, Erbaa gibi önemli büyük ilçeleri içine alan çok verimli bir ovanın batısındadır. Yüzölçümü 1.051 Km² olup, ilçe merkezinde rakım 230 m.dir (En düşük rakım Karlık Deresinin Yeşilırmak ile birleştiği yer 170 m., en yüksek rakım ise Esençay kasabasının güneyinde bulunan Cami Tepesi 1.950 m.). İlçe, Amasya’ya 50 Km, Samsun’a 120 Km mesafededir.

İlçenin en önemli akarsuyu İlçe merkezinden geçmekte olan Yeşilırmak’tır.Bunun yanı sıra Yeşilırmağı besleyen Akınoğlu, Boraboy, Destek ve Dutluk çayları mevcut olup, bir krater gölü olan Boraboy Gölü turistik öneme haizdir. Ayrıca Esençay, Destek, Uluköy Kasabaları ile Kırkharman ve Kızgüldüren köylerinde sulama amaçlı olarak yapılmış göletler mevcuttur.

İlçede geçiş bölgesi iklimi (Mikroklima) egemen olup,genellikle ılıman olan iklim bazen Karadeniz, bazen de İç Anadolu’ nun karasal iklim niteliğini gösterir.Yazları kurak ve sıcak, kışları ilçe merkezinde ılımlı ve yağışlı, yüksek kesimlerde soğuk ve yağışlı geçer. Ayrıca ilçe topraklarının % 52 si ormanlarla kaplıdır.

İlçeden, Yeşilırmak nehrinin sağ şeridini takiben Amasya, Erzincan, Erzurum, üzerinden uluslararası transit taşımacılık amaçlı devlet karayolu geçmekte olup, yılın her mevsiminde ulaşıma açıktır. Ayrıca ilçenin Samsun´a bağlantısını sağlayan ve tamamen asfalt olan Taşova-Ladik-Samsun il yolu bulunmaktadır.

İlçeye bağlı 10 kasaba yolunun tamamı asfalttır. Bazı mezralar hariç tüm köy yolları yapılmış ve hizmete açık durumdadır.

Nüfus ve İdari Yapı
2000 yılı nüfus sayımlarına göre ilçe merkezi 15.556, belde ve köyler 41.494 olmak üzere 57.050 nüfus mevcuttur.

İlçede 10 belde 48 köy ve 71 mezra bulunmaktadır.

Belde Nüfusları

Belde Adı

Nüfusu

Akınoğlu

3.350

Ballıdere

1.948

Alpaslan

2.535

Belevi

2.489

Boraboy

3.202

Çaydibi

2.365

Destek

1.907

Esençay

1.960

Özbaraklı

2.307

Uluköy

3.320

Köy Nüfusları

Köy Adı

Nüfusu

 

Köy adı

   Nüfusu

Alçakbel

513

 

Karabük

296

Altınlı

92

 

Karlık

401

Ardıçönü

118

 

Karsavul

175

Arpaderesi

249

 

Kavaloluğu

630

Çakırsu

709

 

Kırkharman

250

Çalkaya

  61

 

Kızgüldüren

437

Çambükü

225

 

Korubaşı

308

Çılgıdır

169

 

Kozluca

228

Dereköy

263

 

Kumluca

630

Devre

407

 

Mercimek

477

Dörtyol

397

 

Mülkbükü

450

Durucasu

241

 

Sepetli

898

Dutluk

152

 

Şahinler

737

Elmakırı

311

 

Şehli

396

Gemibükü

329

 

Tatlıpınar

242

Geydoğan

439

 

Tekpınar

116

Gökpınar

  86

 

Türkmentamı

230

Güngörmüş

220

 

Umutlu

387

Gürsu

489

 

Yayladibi

232

Güvendik

305

 

Yaylasaray

840

Hacıbey

578

 

Yenidere

118

Hüsnüoğlu

159

 

Yeşiltepe

280

Ilıca

175

 

Yeşilyurt

356

Ilıpınar

  67

 

Yolaçan

243

 

Eğitim, Kültür ve Sağlık

Örgün eğitim kurumu olarak bir Anadolu Lisesi, bir Genel lise (Yabancı Dil Ağırlıklı Lise dahil), bir Sağlık Meslek Lisesi, bir İmam Hatip Lisesi ve bir Çok Proğramlı Lise olmak üzere 5 lise, İlçe merkezinde 5 İlköğretim (YİBO dahil), 11’i köy ve kasabalarda olmak üzere 16 İlköğretim Okulu bulunmaktadır. Köylerde 19 İlköğretim Okulu mevcuttur.

İlçede 500 kişilik Kapalı Spor Salonu, bir Stadyum ve bir Halı Saha mevcuttur. Ayrıca Akınoğlu, Alpaslan, Boraboy, Çaydibi ve Uluköy beldelerinde birer semt spor sahaları bulunmaktadır.

İlçe merkezinde 50 yataklı Devlet Hastanesi, bir Sağlık Ocağı ile bir Verem Savaş Dispanseri, Akınoğlu, Alpaslan, Belevi, Çaydibi, Destek, Esençay, Boraboy, Özbaraklı ve Uluköy beldelerinde olmak üzere 9 adet Sağlık Ocağı ve 16 köyde Sağlık Evi bulunmaktadır.

Tarihi Değerler

Baraklı Kalesi

Taşova İlçesi Özbaraklı Beldesi’nin güneyinde, yaklaşık 2 km uzaklıktadır. Romalılar döneminde, bölgeden geçen kervan yolunun güvenliğini sağlamak üzere inşa edilmiş küçük bir garnizondur. Moloz taş ve kireç harçtan yapılmış, gözetleme kulesi ve sur duvarları bulunmaktadır.

 


YORUM GÖNDERYORUM GÖNDER
  Adınız Soyadınız :
  Mesajınız :
Not : Lütfen küçük harf kullanınız. Maksimum 500 karakter

Önemli Not : Gönderilen mesajlar sistem tarafından kayıt altına alınmakta olup site yöneticileri tarafından görülmektedir. Lütfen bu hususa dikkat edelim ve başkalarını rahatsız edici mesajlar göndermeyelim.
Sayfa Üretim süresi :0,0625

© 2008 samasder.org.tr
İSTANBUL SAMSUN-AMASYA KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ http://www.samasder.org.tr

Tam Ekran